Blog prensiplerim:
- Biriktikçe yazıyorum: tecrübe, bilgi, acı, mutluluk vs.
- "Bana da beklerim" tarzı yorumları içeriği ne olursa olsun yayınlamıyorum.
- Yorumlara vakit yaratabildikçe cevap yazıyorum.

26 Haziran 2020 Cuma

Pandemi Günlükleri #5 - Karantina Bitti ama Günlük de Pandemi de Devam Ediyor :)

Saçlar kabartıldı, en renkli elbise giyildi.
Öğlen vakti güneşinde, ağaçların sarkarak biraz gölgeli biraz aydınlık yaptığı caddenin tam orta başında duruldu.
Kendine güvenen bakışlarla poz verildi ve müzik başladı!


2020'nin şu haline vaktine bakınca insanın umudunu falan kesiveresi geliyor. Yok canım, kesemeyiz. Bu şarkıyı 2020'nin devamına atfediyorum! Tabii, her şeyin yenisine ihtiyacım yok. Bazı konularda sadece kendimi toparlayıp, pes etmemem ve her şeyden keyif almaya çalışmam gerek. Yani, daha çok bakış açımda, bazı hareketlerimde değişimlere gitsem zaten yeni bir ben olacağım, biliyorum :) Tıpkı dümeni hafif hafif çevirip oluşan açıyla yepyeni bir rotaya giren bir gemi gibi.

Hayattan zevk almak ne kadar önemli. Öğrenilenleri iştahla yenen bir yemek gibi özümsemek, tadını çıkarmak, yeni şeyler denemek, elimizdekileri değerlendirmek...
Her gün insanın keyfi yerinde olmuyor; can sıkıntısı, rahatsızlıklar, kafaya takılan problemler gibi pek çok şey olabiliyor. Pes etmemek gerek, umudu kesmemek, kendine değer vermek ve özen göstermek gerek. Bunları yapınca hayatı bir şekilde seviyor insan :)

Sevgiler,
Karga ve Kız

19 Mayıs 2020 Salı

Karantina Günlükleri #4 - Yazdan Çalınmış Bahar Günleri



Hava çok sıcak.
Ama gerçekten, çok çok sıcak.
Bazı anlarda bu sıcaklık beni zorlasa da yine de üşümemeyi özlemişim :)

Tez bitti sayılır, düzenlenmesi kaldı geriye.
Karantina dönemini alıp ne yapayım bilemiyorum bir iki gündür.

6 Mayıs 2020 Çarşamba

Karantina Günleri #3 - Parantez Kelimeden Ayrı Yazılır!!

Acayip tatil yapmak istiyorum ama evden bile çıkamıyoruz doğru düzgün. Duyduğuma göre insanlar dışarıda geziyormuş ama ben doğru düzgün bir tedavi geliştirilmeden gezmeye pek yanaşmak istemiyorum.
Peki, eve kapandığımız bu sürecin son zamanlarında ne yapıyorum?
Tez yazıyorum.
İki buçuk haftadır vaktimin çoğu bununla geçiyor.
Durumdan memnun muyum değil miyim emin olamamakla birlikte kendimde eksik olan yanları görmek çok ağır geldi.
Eğitim hayatımda bazı şeylerin yetersiz gösterilmesi ve konuya pek de hakim olmayan benim, eksiğimin olup olmadığını fark etmemiş olmam da ağır geldi.
4 senedir tamamen İngilizce bir eğitim görüyorum, ödevlerimi, raporlarımı da hep bu dilde yazıyorum, sınavlarım da notlarım da hep İngilizce. Gel gör ki tez yazarken elimde patladı İngilizce. Bazı şeyler o kadar yanlış oturmuş ki. Mükemmeliyetçi bir ekiple çalışırken de tezimdeki en ufak hata (ki beklediğimden de fazlalardı) göze batar oldu.
Öncelikle unutma: PARANTEZ KELİMEDEN AYRI YAZILIR!!

5 Nisan 2020 Pazar

Karantina Günlükleri #2 - Son İki Yıla Dair

Büyüklere hayatı zorlaştıran şeyin başkaları olduğunu sanırdım küçükken, hep kötü birileri yüzünden mutsuz, sinirli, kederli olduğunu sanırdım büyüklerin. Şimdi anlıyorum ki insan yaş aldıkça hayatı ona zor hale getiren başkaları değil de kendisiymiş. İnsana hayatı cennet edebilen de cehennem edebilen de kendisiymiş, kendi bakış açısı. Hayatı acılardan, zorluklardan ibaret görmek de en kötü durumdan tebessüm edecek bir şey çıkarabilmek de insanın kendi elindeymiş.
Daha önce yazdığım bir yazıda acıdan zevk almayı vücudu kurutma makinası ile ısıtırken hissedilen tatlı acıya benzetmiştim(benzetmenin tamamı için tık tık ). Bahsi geçen yazımı seviyorum çünkü bir senelik reddedişten sonra hayatı kendime dar edenin kendim olduğumu artık kabul ettiğim dönemlere tekabül ediyor. İki senedir bununla uğraşıyorum: kendimle. Farklı farklı dönemler yaşadım bu süreçte, sıralı şekilde hiç listelemedim ama şu an aklımdaki halini listeleyecek olursam:

28 Mart 2020 Cumartesi

Karantina Günlükleri #1

 
Aylar oldu aylar. Kendime bile yazmanın zor olduğu uzunca bir dönem geçti. Yazamadım, sebebini de tam olarak açıklayamıyorum. Ancak, belki şunu söyleyebilirim: aynı şeyleri tekrarlamaktan, sırf yazmış olmak için kesin yargılara varmaya kendimi zorlamaktan gerçekten çok sıkılmıştım. Sanki kendi kelimelerimle kendi hayatımı kısıtlamışım son zamanlarda, yazdıkça kaderim kalıcılaşıyormuş gibi hisseder oldum. Eh ama işte tilkinin kürkçü dükkanına dönmesi gibi yine buradayım. Peki neden? Sekiz yaşımdan beri hep yazdım, on dört sene. Yazmak benim parçalarımdan birisi, tıpkı çizim yapmak ve şarkı söylemek gibi. Konuşma dilimi eğitmeye çalıştığım yakalaşık son bir senedir yazı dilimde de bir şeyleri değiştirme çabamı ekleyerek "belki de yazmaya geri dönebilirim" umuduyla doldum. Bu sefer kolay vazgeçmek yok, döndüysem çabalayacağım demektir.

-----

Okul fena gitmiyor, bu sene mezun olacağım üniversiteden. Korona virüsü sebebiyle memleketteyim. Olası bir enfeksiyon riskine karşı kendimi karantinaya aldım, evdekileri kendime yaklaştırmıyorum. Az kaldı, çıkacağım odadan.
Mezuniyet... O kadar anı dolu ki okuduğum şehirde, kampüsümde. Attığım her adım hatıra kokuyor benim için. Dönüp resimlere baktığımda bile içimi değişik bir mutluluk kaplıyor. Elbette çok zor zamanlar da oldu ama geriye hep güzel hatıralar kaldı. Yüksek lisansta ne yapacağıma henüz karar vermedim, bu şehirde mi kalacağım, Türkiye'de başka bir şehre mi gideceğim, yoksa yurt dışına mı? Türkiye'de kalmak için bazı sebeplerim var, yurt dışı içinse bazı hayallerim. Tüm bu hayalleri kurmak güzel, bir yandan da çalışmalarımı devam ettirmem gerek tabii. 
Dikkatimin fazlaca başka konulara dağıldığı bir süre geçirdim. İnsan ilişkileri, aile problemlerim, kendimde değiştirmek istediklerim, bir yandan yoğun bir halde devam eden okulum ve gelecek planlarımın beni dürtükleyip durması. Odaklanmak çok zordu, halen de bir miktar zorluyor. Yine de olumlu olana odaklanmam gerekiyor, ufak da olsa atılacak adımları atmam ve pes etmemem gerekiyor. Bu yaşıma kadar gerçekten isteyip de giriştiğim, uğraştığım bir işten hiç elim boş çıkmadım. Yine denerim, yine alırım alacağımı. Yeter ki çalışmayı bırakmayayım ve kendime güveneyim.
Yeni yazılar gelecek ben kelimeleri toparlayabildikçe.Bu yazılık bu kadar.

Bütün güzel dilekler seninle olsun sevgili Okur. Çok sevimli bir video bırakıyorum sana :)


Sevgiler,
Kız