13 Ekim 2015 Salı

Dilekler ve Umutlar

(Huzur)
Karamsar yazılar yazmayı sevmiyorum. Şuan okuduğunuz yazı da tamamen karamsar ruh hali barındırmıyor merak etmeyin. Mümkün olduğunca az yazmaya çalışıyorum bu tip yazıları çünkü bu tip yazılar için iyi ruh tahlili yapmak, iyi ruh tahlili yapmaksa o duyguları hissetmekten geçiyor ve ben zaten geçmiş olan ya da içinde olduğum duyguları tekrar tekrar kendime hissettirerek sadece bunalımımı arttırıyorum. Yani bu tip yazıları azaltmak istemem bundan.
Bu yazı da şu ara aklımı kurcalayanların bir kısmından bahsedeceğim. Umut ve dilek ağırlıklı bir yazı olacak.
-Öncelikle başkasının yaşadığı sıkıntıları, bunalımları küçümseyen insanlara seslenmek istiyorum. Herkesin acısı kendine büyüktür ve o kişiye felaketmiş gibi gelen şey size felaket gibi gelmeyebilir. Bu, size küçümseme hakkını vermez. Karşıdaki kişi belki size sıkıntısının tamamını anlatmamış ya da anlatmış da olabilir, farketmez.  Ha, teselli etmekse amacınız: gerçekten, acıları küçümsemek iyi bir teselli taktiği değil. Tesellinin nasıl olmayacağından bahsettiysem nasıl olabileceğinden bir yöntem de paylaşayım. Karşıdaki durumunun gelip geçici olacağını göremiyorsa ve siz de benzerini yaşadıysanız o kişiye durumunun geçiciliğini göstermeniz en güzel tesellidir bence.
-Efham. Paranoya. Şüphe. Nefret ediyorum bunlardan. En çok da "korumacılık" adı altında yapılınca. Özellikle erkekler konusunda çok karşıma çıkıyor bu durum. Misal: bir kıyafet çok hoşuna gitti ve aldın. Kıyafeti giydiğinde ise bâzı farklı bakışlarla karşılaştın. Kısa, dar ya da dekolte giymediğin halde hemde(kısa, dar, dekolteyi savunma olasılığı olanlar için yazayım: sadece bizim değil, bütün toplumlarda öyle biri gördüler mi bakıyorlar. Hatta bazısı daha da ilerliyor ve sarkabiliyor da. Açıkçası bana sorarsanız nasıl sokakta slip mayoyla gezen bir erkek rahatsız ediciyse gereksiz et gösterisi yapan bir bayan da o kadar rahatsız edici. Tabi ben rahatsız oluyorum diye giymeyin demiyorum ama lütfen bana savunmayın.) Burada suç karşısınındır tamamen ama "korumacı" sıfatına sığınan tipler burada seni suçlu bulabiliyor. Ne yani, bakmasınlar diye paspal mı giyineceksin?
Başka bir misal: erkek hocan sana iyi davranıyor, bu illa sana karşı olmaması gereken hisler beslediği anlamına mı gelir? Erkek diye illa aklı hep başka niyetlerde mi olmalı? Yani bir erkek kan bağı olmayan bir bayana karşı kardeş/arkadaş/abi/baba/dede gibi hisler besleyemez mi yani? Bu düşünceler insana hayatı zehir ediyor çünkü sanki etrafındaki herkesin niyeti bozukmuş gibi hissediyor ve yaşama isteğin tükeniyor. Ha, temkinli olmayın ya da her önünüze gelen insana güvenin demiyorum. Bu saydıklarım, erkek kadın farketmez herkesin yapması gereken şeyler(en azından kendi huzuru için) ama bütün insanların yaptıklarının altından bir mana çıkarmak ancak şizofren yapar sizi.
-Yaptığınız hatalara takılı kalmak: Herkes hata yapıyor, gerçekten. En mükemmel gördüğünüz insan bile yapıyor. Bu kadar kesin konuşuyorum çünkü hepimiz insanız. Hatalarınıza takılı kalmanız sizi ancak daha çok hata yapmaya iter ve bunun sonucunda mutsuz olan siz olursunuz. Hata yapınca unutmak en rahatlatıcı şeydir. Ayrıca, başkası hatırlarsa ya da size hatırlatırsa da umursamayın çünkü o da hatalar yapıyor.
-Hevesin kırılması: Şuan yaşadığım en sıkıntılı durum. Okuduğum bölümde(moleküler biyoloji ve genetik) hedeflerim var ama. Ama işte... Sadece insanlara daha çok kulağımı tıkamalı, hastalığımın(bahar nezlesi ve grip; sağlıklı düşünmemi engelliyor) daha çabuk iyileşmesi için çabalamalıyım.
-Zaman kullanımı: Bu konu da daha önce çok problem yaşadım ama bu sene yaşamayacağım bu problemi çünkü neler yapabileceğimi öğreniyorum.
-Bir insana "safsın" deyip durmak o insanı hin ya da insan sarrafı yapmaz. Ayrıca içinde iyi niyet bulunduran insanları da saf diye damgalamanın da bir lüzumu yok. Zaten onlardan pek kalmadı bu gezegende maalesef, son kalanlara da eziyet etmeyelim lütfen...
*Dilek*
Daha anlayışlı,
Daha mantıklı,
Daha sevgi dolu
insanlar diliyorum.

*Umut*
İnsanların kötü niyetliler tarafından öldürülmediği,
Daha temiz,
Savaşsız,
Kavgasız
Bir dünya umuyorum.
Sevgiler
Kız

6 yorum:

  1. Gerçekten güzel yazmışsın ellerine sağlık bende hatalarımdan takılı kalma olayı var ve gerçekten çok kötü bir şey ama gerçekten kolay kolay bırakılacak ya da boşverilecek bir şey değil emin olabilirsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Umarım sıkıntın biran önce hallolur ve rahatlarsın.

      Sil
  2. Ben melankoli tabanlı biri olduğum için istesem de kopamıyorum.. tabi beni bu duruma beni sürekli olarak iten hayat ve insan faktörleri göz ardı edilemez. Ve bir başkasının benim derdimi küçümsemesi, küçümseyici olması gerçekten sıkıyor ve bu yüzden içimdekileri kimseye tam anlamıyla anlatmam..

    İnsanları anlayabilmek çok nemli ama her şeyden önce kendini de anlayabilmeli insan..

    Her şey daha güzel olacak..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan kendi kendine melankolik ruh haline girmiyor ki. Umarım senin göz ardı etmene gerek kalmadan normale döner o faktörler. İnsanlar küçümsüyorsa anlatma zaten öylelerine çünkü derdine daha çok bağlanıyor insan o zaman...
      Kendini anlamadan başkalarını anlamak zor ki zaten.
      Hem de çok güzel olacak inşaallah :)

      Sil
  3. ya sen çok detaylı düşünüyon. ama bak üzmüyon de mi kendiniii. insanların sözlerini hiç takma bir de. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Detaylarla mutlu olup detaylarla sinirleniyorum ben genelde Deep. Elimden geldiğince insanları takmamaya çalışıyorum. Aslında sinirlendim mi rahatça bağırıp çağırabilsem yaşamam böyle sıkıntıları ama olmuyor işte bazen o da.

      Sil