26 Kasım 2015 Perşembe

Vize Haftası ve Tanıdık Yüz

Selaam :)
Dayanamadım geldim ama ayak üstü :)
Vize haftam son gaz değil bildiğin kağnı gibi devam ediyor. Eğer bir daha ders çalışmayıp aylaklık yaptığımı söylersem kafama kürekle vurun lütfen çünkü vize haftası bunun sıkıntısını çok çektim ve çekiyorum. Bildiğiniz bunalıma girmiştim (çıktım çok şükür :D ). Ders çalışırken bir baktım çok konu mu var? Burnum sızlıyor. Saat mi kalmamış? Gözlerim kızarıyor. Konuyu anlayamadım mı? Heeh gitti işte ağladım. Töbe Yarabbim. Ağlamaktan nefret etten ben oturup ağladım yaa. Böyle ders çalışmak çok zor maalesef. Her ağladığımda ders çalışmadığım, aylaklık ettiğim, "Amaan sonra çalışırım" diyip çalışmadığım günlere küfrettim. Bir de stres ve duygu karmaşası olunca mümkün değil çalışamıyorum, bildiğiniz motor hararet yapıyor duman falan çıkıyor :D Sonra annem melisa çayı iyi gelir sinirlere iç istersen dedi, içtim ve ne mi oldu? Salak salak her şeye gülmeye başladım. Sırtımda kanatlar falan çıktı bildiğiniz uçuyordum :D Tabii herkeste aynı etkiyi mi yapar, zararı var mı bilmiyorum. O kadar çaresiz hissediyordum ki bu ihtimalleri umursamad bile. Şimdi hergün bir kupa içiyorum. İyi geliyor. Haftaya doktora gidince soraxağım zararını yararını. Vizelerimin nasıl geçtiğini  hepsi bitince yazarım ;)
Tanıdık bir yüzden bahsetmek istiyorum bir de. Ben 16 yaşımdayken resim kursuna gitmiştim. Kursa bir hocam vardı resim öğretmenliği okuyordu. Aşırı yetenekli ve çok sevimli birisiydi. Yani beğeniyordum biraz ama "Allah sahibine bağışlasın" şeklinde bir beğeni. Geçen okulda karşılaştım ve meraktan internetten de araştırdım. Yüksek lisans yapıyormuş, babasıyla atölye açmışlar, sergi yapmışlar falan baya geliştirmiş kendini. Bugün yine karşılaştım ve uzaktan inceleme fırsatım oldu. Kıyafet tarzı değil ama hareketleri ve saç stili değişmiş. Daha önce çok çocuksuyken şimdi artiz olmuş :D Saçları kıvırcıktı ama şimdi jöleli kıvırcık olmuş :D Ağzında cak cak sakızı ve "ben buranın kralıyım" edasıyla adımları :D Bunu görünce ben bir başladım gülmeye :D Dışardan gören beni deli sanmıştır herhalde çünkü kendi kendime yürüyerek gülüyordum. Huyumdur zaten :D Onu bu halde görmek aslında şaşırtmadı beni çünkü kurs zamanı bile oturmamış bir kişiliği vardı. Belki de budur artık onun kişiliği :)
(Biraz daha uzun ve daha jölelisi :D )
Neyse işte böylee. Hadi ben kaçtım :)
Not: 9 yorum var şuan yayınlanmayı bekleyen. Cevaplamaya vaktim olmadığı için yayınlayamadım ama vize bitişinde halledeceğim :)
Sevgiler
Kız

22 Kasım 2015 Pazar

Vizeler Şeysi

(Gökyüzülü ev fotoğraf çekimlerim vol5395279540542 •_•*)
Selaam :)
Viz viz vizeler geliyor bee(arı gibi çalışkanım hissi verme çabaları. Vız vız=arı sesi. Bee=arı (ingilizce) tabiki siz onu bii değil bee diye okudunuz. Evet şuan saçmalıyorum) Biraz ders çalışmayı savsaklamış olabilirim ve hiperaktif gibi durduğum yerde duramıyor da olabilirim ama olsun :D Neyse lafı çok uzatmayayım: Bir hafta kadar yokum buralarda. Bunu bildirmeye geldim. Dua edin yüksek yüksek notlar aldığım müthiş bir vize dönemim olsun. (Amin :=) )
Kendinize iyi bakıın :)
Sevgiler
Kız



18 Kasım 2015 Çarşamba

Pamuk Şekerinden Gökler(Fotoğraf Mimi)

Pamuk şekerinden gökler olsun hep. Gökyüzünün pembemsi rengi enerji versin bize. Sözlerimiz zehir değil vanilya, çilek kokuları saçsın. Üstümüzde şeftali rengi kıyafetler, başımızda papatyadan taçlar.
Dünyanın en saf ve iyi niyetli yüz ifadesi nasıldır? Kaşları inik, gözleri hafif kısık ve yayvan bir tebessüm. Huzur, anlayış ve sevecenlik barındırır. Kalbin üstündeki ağır yükü kaldırır, ciğerleri huzurlu ve temiz havayla doldurur. Biraz düşüncelidir ama dertli değil. 
Dünyanın en huzurlu enstrümanı hangisidir? Keman? Piyano? Kanun? Bağlama? Veya başka biri? Aslında hepsi. Kalbe dokunması yeterli değil mi?
*****
Deep'in mimlediği mim de yapmış olayım :) Hangi resmi kullanacağımı sürekli değiştirdim. Bir ara da şiir mi denesem dedim ama vazgeçtim; açıkçası pek güvenemedim kendime. 
Bu da böyle olsun :) Genelde Deep'den gelen mimler takip ettiğim herkese zaten ulaşmış olduğu için mimlemiyorum kimseyi ama olur da ilk defa gören olursa buyursun yapsın ^^
Mimi başlatan arkadaşımız Ebrar'ın yazısı için tık tık
Deep'in bloğu için tık tık

Sevgiler
Kız

15 Kasım 2015 Pazar

Boya Bitirme Etkinliği #4

Selaam!
Şu aralar blog da pek bir aktifim sormayın gitsin. Bir de blog okuyabilirsem süper olacak ama hiç vaktim olmuyor; ancak yazabiliyorum.
Boya bitirme etkinliğinin kurallarında birkaç oynama yapmak istiyorum. Her hafta resim eklenme zorunluluğunu kaldırıyorum çünkü gereksiz strese sokuyor beni. Lüzumu yok.
Bu hafta Şenay'ın etkinlik ürünlerinden edindiğim fikirle ödevlerimde kullanmaya başladım boyalarımı. Laboratuvar raporumu yazarken yaptığım çizimleri renklendirdim:) (Pritt 24'lü Kuru Boyalarla)
Soğan Zarı (plazmoliz-deplazmoliz)
Elodea (plazmoliz)
Elodea (Rotasyon hareketi)
Bu resimlerin dışında karalamalar yaptım. Aslında blogta yayınlayacağım bir hikayeye çizim yapıyordum ama çizimimi beğenmediğim için onu boyamaktan vazgeçtim ve karalamalar yaptım biraz(Faber-Castel 24'lü Sulu Boya Kalemlerle).
Sağdaki kızı öylesine çizerken bir de baktım aynı bizim okulda sürekli gördüğüm kıza benzemiş. Ben de iyice benzetmeye çalıştım. Kızın beline kadar kıvırcık siyah saçları var, çok ciddi bir suratı var, epey zayıf ve genelde siyah giyiniyor.
Şimdilik böylee. Ha bir de bu etkinliğe katılıp çizim ve boyama yapanları paylaşmak istiyorum:
River'ın çok beğendiğim çizimi ve boyaması için tık tık
Şenay'ın şirin yılan ve kuş çizimleri (için tık tık ) ve işlevsel kullanımı (için tık tık ) da çok hoşuma gitti.

Çizim ve/veya boyama yapıp da benim görmediğim birileri varsa yorum kısmından bildirsin lütfen :)
Sevgiler
Kız

14 Kasım 2015 Cumartesi

Çoban Genç -Hikaye-

Hafifçe rüzgar esiyor, kuzular meliyordu. Bir ağacın gölgesine oturmuş genç çoban test çözüyordu. Arada başını kaldırıp koyunları ve kuzuları yokluyor sonra sorulara tekrar karışıyordu. Elinde 5 tane test kitabı vardı sadece ama bu kitaplardan elde edebildiği kadar bilgi ve deneyim edinmeye çalışıyordu. Nurcular onun şehrine gelip dershane kurmaya yeltenmediği için babası onu sadece köy okuluna yollamıştı. Köyde üniversite sınavına hazırlanan 5 ögrenciden biriydi. Hepsi sınava hazırlanıyordu; Ayşe, Hüseyin ve Mehmet tarla-tapan işleri arasında, Sümeyye ise ev-ahır işleri arasında çalışıyordu. İnterneti olan bir arkadaşı sayesinde bir kaç deneme sınavı yapmıştı kendini onun dışında sınava dair test çözüyor ve konu çalışıyordu. Herkes iyi yerler istiyordu ama kimse televizyonda dedikleri gibi "yarış havası"nda değildi.
Annesi onunla gurur duyuyor, herkese benim oğlum doktor olacak diyordu. Köpeği havlayarak yanına geldi, ardından genç çoban eşyalarını topladı ve sürüyle biraz daha ilerledi. Böyle ilerleyip duraklayarak hem sürüyü güdüyor hem de test çözüyordu.
Aylar sonra kış geldi, sonra ilkbahar, sonra yaz. Genç çoban Tıp fakültesini kazandı.
Sevgiler
Karga

13 Kasım 2015 Cuma

Atarlandım

Genellemelerden nefret ediyorum. (Evet, bu söylediğimde bir genelleme ama işin parodoks kısmı umrumda değil şuan.) Bir insana sert davranırsan sağlam bir kişiliği olur, şu kadar soru çözmezsen hiçbir şey yapamazsın, şarkı dinlenerek ders çalışılmaz, şişman/zayıf kızlar çirkindir, sayısal zekanız yoksa müzikten anlamazsınız, doğuştan yeteneğiniz yoksa resim çizemezsiniz, kahvaltı yapmazsan olmaz ve yaptığında da şunu şunu ve şunu yiyeceksin, farklı düşüncelerin varsa toplumda yer edinemezsin, insanların hepsi kötüdür v.s. Kendilerini iyilemek için sınırlar çizen ve bu sınırın dışındaysan bir nane değilsin muamelesi yapan kıt zekalı insanların sözleri. Evet, kendini beğenmek ve kendinle barışık olmak çok önemli ve güzel ama bunu başkalarını eleştirmeden yapmak gerek; eleştirdiğiniz insanın duygu dünyasına kara bulutları yollamayın ve sivri dilli olmayın. Yeter ya!

Sevgiler
Kız

9 Kasım 2015 Pazartesi

Karga ve Kız

Karga ile tanışma öykümüz çok eskilere dayanıyor. Küçükken karga diye seslenilirdi bana; aslında içimde de bir karga barındırıyormuşum, bunu Karga gördü ve o zamandan beri arkadaşız. Küçükken(12 yaşımdayken) sabaha kadar Metin2 oynadığım her sabah, sabah serinliğinde bana selam verirdi. Sırf onun sesini daha iyi duyabilmek için camları açık bırakırdım. Kelimelerin rol almadığı bir arkadaşlığımız var.
Eveet, nihayet yazabiliyorum bu yazıyı. Size bu postumda Karga'dan söz etmek istiyorum. Biraz çekingen ve sanatsever bir arkadaşımızdır kendisi. Karga olmasından kaynaklı özel bir varlık fakat o sadece karga değil; o Karga. Blogdaki hikaye bölümünden o sorumlu. Hayal gücü oldukça geniş, çok sık yazmıyor ama fazla gözlem yapıyor, bu sebeple hikayelerini farklı farklı karakterlerin dilinden yazıyor; okuduğunuzda siz daha iyi göreceksiniz. Kelimelerin rol almadığı bu arkadaşlığımızda nasıl hikayeleri bana bildirdiğini sorarsanız da, o ikimizin arasında küçük bir sır.
Kendimden de biraz daha bahsedeyim. Daha önce yeterince tanıtamamıştım ama ben Kız. Yazdığım günlüğümsü yazılardan az çok tanıdınız beni ama ben özet geçeyim bir de. Moleküler biyoloji ve genetik okuyorum, 18 yaşımdayım, uzun süredir blog yazıyorum, sanata ilgim var(özellikle: resim, müzik, kitap), felsefe severim, biyolojiyi çok çok severim. Şimdiye kadar ağırlıklı olarak kişisel yazdım fakat daha çok bilgi ve yorum içeren yazılar yazmayı istiyorum. Okuyor olduğumdan ve henüz kişisel bir bilgisayar edinemediğimden kaynaklı çok düzenli yazamıyorum maalesef ama umarım daha sık görüşürüz. 
(Pandora Hearts ile River'ın bloğundaki şarkı sayesinde tanıştım. Henüz sadece şarkılarını dinledim ama şarkıları bile harika. En yakın zamanda animesini de izlemek istiyorum.)
Bir daha ki postuma kadar kendinize iyi bakın :)
Sevgiler
Kız