13 Şubat 2016 Cumartesi

Sen Misin Kan Efekti İsteyen?

Sinirli bir insan olmayı sevmiyorum ama elimde değil. Herhangi bir şeye o kadar çok sinirleniyorum ki. Şu mükemmeliyetçilik illetinden hep. İşin en berbat tarafı kendim de dahil herkese çok kolay sinirleniyorum en küçük bir hatada. Kesinlikle hoşlanmıyorum  bu durumdan. Birde şöyle bir durum daha var, hani şu eleştiri olayından bahsetmiştim ya geçen. Aslında mükemmeliyetçiliği hafiften üstümden atmaya başlamışken başkasının mükemmeliyetçiliğinden yani eleştirilerinden kaynaklı mükemmeliyetçiliğim hortlayabiliyor. Mesela dün kardeşimin doğum günüydü ve ben pasta siparişi verdim. Siparişi verdiğim yer süslemeler konusunda mükemmel bir yer olmadığı için oldukça basit bir süsleme istedim. Tek ihtiyaç malzemeydi ve o malzemelere o pastanenin sahip olduğunu zaten biliyordum. Pastaya almaya gittiğimde ise öyle bir şok ve ardından da yoğun bir sinir dalgası yaşadım ki. Kan efekti yapın kırmızı jöleyle dedim ama bunu demeden önce sordum da yapabilirler mi diye. Yapılamayacak bir şey yok ki ortada. Kırmızı jöleyi rasgele akıtacaklar pastanın üstüne bu kadar. Cake Boss yeteneği beklemiyorum ki adamlardan(Cake Boss pastaları için tık tık ). Beklentimi de bilerek fazla yüksek tutmadım ama gelen pasta tam bir komediydi. Üzerine kırmızı jöleyle süsleme yapmışlar. Sinirden gülüyorum halen. Töbe töbe yaa...
(Yemin ederim şu resimdeki kadar bir şey bile beklemedim. Pembe jöleyi pastaya rasgele dökseler bile kabulümdü...)
Kardeşimde çok beklentili doğum günü için ve patavatsızın tekidir kendisi. Normal bir zamanda bile durduk yere beni gıcık etmek için hususi çaba gösteren, bıyıkları henüz çıkan katıksız bir ergen. Sırf pasta ilgisini çeksin diye üzerine sevdiği dizinin(Teen Wolf) amblemini ve dizideki sembolleri bile yaptırdım. Malın tepkisi noldu(o sırada zaten pastaneye sinirli olduğumu unutmayın) "Teen Wolf ne alaka?" Sen yedi yirmi dört bu diziyi dilinden düşürmüyor muydun SIPA! Halbuki eve girerken özellikle tembih ettim "Sakın pasta hakkında eleştiri yapma" diye. Sonra pastanın ıncığını cıncığını eleştirdi ama ben zaten pastaneden çıktıktan sonra sinir nöbetlerinden sinir nöbeti beğeniyordum evde de cinnet geçirmeye devam ettim anlayacağınız.
Kıssadan hisse: Etrafınız patavatsız eleştiri manyaklarıyla doluysa ve siz zaten potansiyel sinir hastasıysanız hayat gerçekten çok zor.

Artık olgun molgun olmayacağım be! Bıktım!

Sevgiler
Kız

6 yorum:

  1. Ah bu pastaneler! Kızmakta haklısın, istediğini bile yapamayacaksa ne biçim pastacı o? :D Böyle durumlarla karşılaşmamak için, üşenmediğimde pastamı kendim yapıyorum ya da annem, dışı süper olmasa da en azından lezzetinden emin oluyoruz :D
    Kardeşinin doğum günü kutlu olsun bu arada :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle :D Vaktim olsa annemle kendimiz yapacaktık pastayı ama aceleye geldi işte biraz :/
      Teşekkürler :))

      Sil
  2. Ahahah Aman Tanrım :D şu mükemmelliyetçilikten benim de çok başım yandı ama kurtulmaya çalıştıkça yapışıyo üstüme o da :D

    YanıtlaSil
  3. Ben böyle durumlarda pastayı falan kendim yapıyorum. En son pasta sipariş ettiğimde daha eve gelemeden katları yıkılmıştı. :)) öyle bir özensizlik, vurdum duymazcılık. :D

    Bence kardeşine sen şanslısın, kötü süslemesi de olsa, doğum gününde ayakta kalan bir pastan var diyebilirsin. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O da kötüymüş baya yaa. Aslında arada aklıma esiyor eğitimini alıp ben mi yapsam özenli pastaları diye de başka hayallerim olunca vazgeçiyorum :D

      Sil