26 Şubat 2016 Cuma

The Crow -Film-


Bloğumun adından kaynaklı filmin bana tavsiye edilmesi üzerine uzun süredir aklımda olan bir filmdi ve nihayet izledim. Beğenmediğim ve çok beğendiğim kısımları oldu filmin. Eleştriye başlamadan önce, filmin konusu kısaca:
"Müzisyen Eric Draven ve nişanlısı Shelly, düğünlerinin arifesinde Top Dollar isimli berbat tipin başını çektiği serseri çetesi tarafından saldırıya uğrar ve katledilirler. Bir yıl sonra Eric'in mezarını ziyaret eden bir karga, genç adamın intikamcı bir ruh olarak ölümden dönüşünün de simgesi olacaktır. Alınacak intikamlar, verilecek dersler vardır." 
Ayrıca The Crow'un aslı bir çizgi roman. Çıkış hikayesi için tık tık
(İsterseniz bunu filmi izledikten sonra okuyun)Filmde başrol oyuncusu olan Brandon Lee'nin(Bruce Lee'nin oğlu) trajik ölümü için tık tık [Üzerine oldukça fazla ihtimal üretilebilinecek bir ölüm, çünkü öyle zamanlar oluyor ki insan sadece bir şeyin ismini duyurmak için ya da kıskançlıktan dolayı bir cana kıyabiliyor. Sadece, bu kadar başarılı bir oyuncunun o kadar erken yaşta ölmesi şoke ediyor insanı.(Şu satırları yazarken dejavu yaşadım o.o )]

İlk başta beğenmediklerimi sayıp sonra filmi övebilirim :D 
Filmde bence gereksiz yere çıplaklık ve yatak sahneleri vardı. Sapkınların sapkınlığını, aşıkların aşkını bu tip sahneler olmadan da anlatabilmek mümkün bence. Çok gereksiz geldi bu tip ayrıntılar. Yani ekrana durduk yere çıplak bir kadının çıkması falan...
Küfürlü bir dili var filmin(alt yazılı izledim) ve eğer küfürden rahatsız oluyorsanız uyarayım. Eğer küfürler yersiz kullanılmadıysa benim pek umrumda olmaz bu ayrıntı. 
Sonradan verdikleri sigara öldürür, uyuşturucu zararlı gibi mesajları olsa da filmde her yerde bu bahsettiğim ayrıntılar vardı. Zaten yukarıda bahsettiğim çıplaklık ve bu zararlı maddeler unsuru yüzünden çocukların izlememesi gerek. Ha tabi birde şiddet sahneleri  var. Yanlış anlaşılmasın; şiddet sahnelerinden gram rahatsız olmadım, oldukça yerinde sahnelerdi hatta belki biraz daha olsa izlerdim yani(Sevgiler içimdeki psikopat) ama çocuklar izlemesin işte :D

Eveet, övgülere gelelim.
Bir kere filmin adı Karga(internette ne kadar inatla "Ölümsüz Aşk" yazsalar da -.-" ) ve bu bile benim filmi sevmem için başlı başına bir neden. Filmde intikam alması için Eric'i dünyaya getirip işleri karıştıran, olay yerine Eric gitmeden önce keşif uçuşu yapan, Eric kadar göz önünde bulunmasa da asil mütevaziliğiyle arka planda büyük işler yürüten tatlı mı tatlı bir varlık olan bir adet kargamız var. Filmde karga unsuru çok mühim çünkü yaşayanlar ile ölüler diyarı arasında bir köprü olduğu vurgulanıyor. Eric'i de intikan için dünyaya getirince güzel bir durum oluşuyor çünkü intikam ölümü göze alabilecek korkusuz insanların işidir ve bu adam zaten ölü :D İntikam sahnelerinde o kadar rahatladım ki. Filmin başında olan haksızlıktan dolayı sinirleniyor ve sonrasında her aksiyon sahnesinde "Hadi be! Gebert namussuzu!" moduna giriyorsunuz hehe :D Brandon Lee gerçekten müthiş bir oyuncu; o kadar iyi bir şekilde yansıtmış ki hikayeyi, ayakta alkışlamalık.


(E, eserin sonuna imza atmak gerek değil mi :D )

-Spoilerlı Hava Sahası-

Keşkeler:
Film izlerken illa ki gerçek hayatta özdeşleştirmeler yaparım ve tabii ki bu filmde de yaptım.
Kötülere hadlerini bildirmek: Kötülere hadlerini bildirmek küçük çaplı olanla kötüleri saymazsak oldukça güçlü olanların yapabileceği bir şey. Mesela bu güçlü şey bir devlet olabilir çünkü dünyada kötü dedik mi hırsızlar, katiller geliyor ama oldukça büyük hırsızlar ve katiller olabiliyor bunlar, hatta onlarla devletler(Yani askeri, yüklü parası olan topluluklar. Bir kişinin ölmesi, belirli miktarlarda zararların yaşanmasının mücadeleye engel olamayacağı topluluklar.) bile bazen baş etmekte zorlanıyor. Filmde söz konusu kötüler büyük bir çete. Bütün pislikler onlarda; uyuşturucu, içki, sapkın ilişkiler, hırsızlık, cinayet, kundakçılık vs. liste uzar. Bu çeteyle baş edense tek bir adam. Düşünün bu çeteyi polisler bile neredeyse göz ardı ediyorlar, resmen ecelleriyle ölsünler ve bize dokunmasınlar gibi bir psiklojideler. Bu çeteyi çökertebilecek tek kişi ise ya hem gözü kara hem zeki birisi olacak ya da hem ölümsüz hem zeki. Çetenin Eric ve eşine bulaşma olayı ise Eric'in eşinin bu çetenin küçük bir işini yasal olarak engellemeye çalışması ve çetenin buna sinirlenip onların evini basmasıyla oluyor. Bu olay aktarılırken insanın içini bir hüzün sarıyor çünkü yine iyi bir şeyler yapmaya çalışan bir insan, pislikler tarafından zarar görüyor. Aslında iyi olmak ama saf olmamak gerekiyor. Shelly, problemli çetenin olayını bildiği halde bir anda olayı çözebileceğini sanarak bu işe girişmiş gibi geldi bana ve zaten çözemeden de öldü. Dünya'da iyilik yapmaya çalışırlarken böyle pisi pisine ölen insanların varlığını bilip bu filmde tekrar hatırlatılması garip duygular içine sokuyor insanı. Oradan bir karga bir tane de Eric alabilir miyim lütfen, temizlenmesi gerek insancıklar var da...



Filmde büyüleyici bir sahne vardı. Eric'in, Sarah'ın annesine söylediği "Anne, tüm çocukların dudağında ve kalbinde Tanrı'nın adıdır." sözü ve ardından kadının enjekte ettiği uyuşturucuyu kadının damarlarından çıkarması. "Kızın dışarıda bir yerde seni bekliyor." Daha da üstüne bir şey diyemem şu son anlattığımın.


-Spoilerlı Hava Sahası Bitişi-

Sonuç olarak absürd sahneler haricinde müthiş bir film. İzleyin derim :)

(Filmi izleyenler anlar bu şarkıyı :) )

Sevgiler
Kız

8 yorum:

  1. Gizemli ve karanlık bir film gibi :)

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunu yanlışıkla sildim Dreamella yaa :(
      Severim bu seriyi demiştin. Ben daha diğer filmlerini izlemedim ama ilk film çok başarılıydı gerçekten :)

      Sil
  3. bence de süper film bu efsane yaaa evet izle devamınıııı :) o kötü kısımlar da ivit haklısın ama napalım işteee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam izlerim :)
      Aynen, napalım işte :)

      Sil

  4. bu filmi ilk defa işittim. oldukça ilgimi çekti ve riske girip spoilerlı hava sahasına bile adımımı attım. ilgimi de çeken doğrusu spoiler kokan kısımlardı ki; spoiler seven biri olduğumdan merakım depreşti. evet, spoiler severim. öyle ki diziyi, filmi -artık o an ne izliyorsam- bir an önce okuduğum sahne gelsin diye heyecan yaparım. bu tıpkı bana okuduğum bir kitabın dizi yada film uyarlamasına dönüşmesi gibi gelir. olacaklardan haberdarımdır, herşeyi bilirim ama yinede merak ederim o sahneleri görmek için can atarım. bir ara bu filmi izleyip düşüncemi beyan edip kapını çalacağım totoro'm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer film ya da bahsedilen herneyse yeterince ilgimi çekmezse okuyorum spoilerları ben de :D
      Yorumunu bekliyorum o zaman :))

      Sil