20 Mart 2016 Pazar

Gündüz Düşleri ve Gerçekler Birarada


Sizde de oluyor mu, çok önemli bir iş için el ve ayakların birbirine dolaşması, kalbin sanki son kez atacakmış gibi sert çarpması, histerik histerik titremeler ve ağlama hissi. Sanki ben ne kadar uğraşsam da bir şekilde olmayacakmış gibi bir his. İmkansızlığa inanıp onu hissediyorum sanki. Halbuki durumum imkansız da değil: Yatay geçişten bahsediyorum. Başvuru tarihleri yavaş yavaş açıklanmaya başladı ve bana heyecan bastı. Birinci dönem ortalamamdan çok memnunum ve ikinci dönem daha iyisi için çabalayacağım, notum düşse ölüm kalım meselesi değil ama işimi garantilemek istiyorum. İngilizce kursu da son gaz devam ediyor. Okul, kurs ve derslerle beraber sosyal de olmaya çalışıyorum. Üniversite sınavı döneminde yaptığım asosyallik hatasına bir daha düşmek istemiyorum.
Bana ne lazım biliyor musunuz: Birazcık daha kendine güven. Kendime biraz daha güvenmek ve hata yapmaktan korkmamak istiyorum. Dünyanın pembe bir yer olmadığını bildiğim için de başıma gelebilecek sıkıntılardan da korkmamak istiyorum.
Bakalım neler olacak.

Mavi Gözlü Lecter var ya, tam bir dengesiz. Ne yapmaya çalıştığını çözemiyorum, vazgeçeyim diyorum vazgeçemiyorum da. Zamana bırakmaya çalışıyorum işte...

Blog yazmak konusunda kendimi çok kasmak istemiyorum, aynı şekilde okumak konusunda da. Günlük hayatımı aksatmayacak şekilde uğramaya çalışacağım. Seviyorum buraları, her şeyiyle :)

Haa, bu arada. Yatay geçiş yapmış tanıdığı olan var mı? Varsa benimle bir bağlantıya geçebilir mi?


"Gündüz Düşleri: Hastalık kazancı, (Fr. rêve diurne, rêverie, İmg day-dream) uyanık durumda kişinin kafasında yaşattığı, içerisinde çeşitli düşüncelerin, isteklerin, hayallerin ve çevresel gerçek olayların birbirine karıştığı canlı hayallerdir.
Düşteki gibi simgesel olarak dışa vurulmayan hayaller, tamamen gerçeklik içinde, tüm çıplaklığıyla görülür. Örneğin, bir kişi düşmanını nasıl öldürdüğünü ya da bir konuşma sırasında dinleyicilerin onu ayakta alkışladığını hayallerinde yaşatabilir.
Gelecekte olayları önceleyen istekleri özel bir güçle donatabildiğinden, yaşamın şekillendirmesine olumlu katkıda bulunur. Kişinin istekleri bu hayallerde bütün çıplaklığıyla kendini belli eder, düşlerdeki gibi simgesel değil, gerçeklik çerçevesinde görülür."

Sevgiler
Kız

8 yorum:

  1. Hayat herşeyiyle bir şekilde ilerliyor, önemli olan biraz çaba biraz akışa bırakmak bence... Eminim sizde elinizden geleni yapıyorsunuz umarım herşey istediğiniz gibi gider :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz için umarım her şey güzel olur :)

      Sil
  2. Aynı hatayi bende yaptım. Üniversite de yapmıyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sosyal bir kişiliğe sahipken hele resmen kendi kendine eziyet etmek oluyor. Ders çıkarıldıysa hatalar sevilesi oluyor :)

      Sil
  3. Etrafın bize empoze ettiği birşeymidir yoksa biz kendimizemi bunu yapıyoruz bilmiyorum ama mükemmel olmaya çalışmaya-çalışmak bence insanın kendisine yapacağı en büyük kötülüklerden. Çünkü kontrol bizim elimizde değil. Öyle bir yerde öyle bir şey çıkıyorki hesap edilememiş oluyor kaderin şekli bambaşka oluyor. Biraz nefes alıp biraz dostlarla sohbet edip herşeyin en iyisinin olacağına tüm kalbimizle inanmaya ihtiyacımız var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mükemmeliyetçilik karakter meselesi biraz, aşırısı çok sıkıntılı kesinlikle. İşte o hesap edilemiyenleri tolera edebilen bir mükemmeliyetçi inanın rahat yaşar :)
      Aynen, inanmak en önemlisi :))

      Sil
    2. Peki ya sen tolera edemeyenlerdenmisin 🙈

      Sil
    3. Tolera edebilmek için çabalayanlardanım ben :)

      Sil