22 Nisan 2016 Cuma

Hikaye: Ben Deli Değilim!

Selam Sevgili Okur :)
Hatırlıyor musun, şu yazımda yazdığım bir hikayeden bahsetmiştim. İşte o hikayeyi getirdim sana. 2012 yılında henüz taze bir hikaye yazarı olarak yazdığım hikayelerimden :) Umarım beğenirsin :)

BEN DELİ DEĞİLİM!
Delilik göreceli bir kavramdır. Bir insana deli diyebilmek diğer insanlar için oldukça kolaydır. Oysa onların tek bildikleri: bir deli normalden farklı yani anormal hareketler sergiler ve fikirler düşünür. Peki bu normal hareketleri kim seçti? Cumhurbaşkanı mı, vali mi yoksa çevremizdeki çok bilmiş insanlar mı? Bana göre delilik keskin duyular demektir.. Başkalarının göremediğini görmek, duyamadığını duymak… Bende sizin gibi çok bilmiş insan topluluğu arasında yaşıyorum. Ama farkım şu; bana deli diyorlar ama ben deli değilim..

 Bir sonbahar günü.. Boş bir parkta oturmuş, not defterime bir şeyler karalıyordum… Ağaçlar ağlıyordu ayaklarıma doğru ve yeri sarı kahverengi tonları kaplamıştı. Her sonbahar illaki bu sahneyi bir kez yaşarım ama bu sonbahar farklıydı. Sahne, kişi, yaptıkları aynı ,tamam kostüm değişik fakat bu pek bir önem arz etmiyor ama bir şey farklıydı…

 Tadım kaçmıştı ve ayağa kalkıp parkta yürümeye başladım. Biraz ilerledikten sonra küçük bir kız görmüştüm, kız da beni fark etmiş olsa gerek ki yüzüme gülümseyip yanıma geldi. Bir yerlere oturup küçük kızla biraz sohbet ettik ve küçük kız not defterimi inceledi. Oldukça sevimli bir kızdı. Bana bir daha bu parka gelip gelemiyeceğimi sorduğunda “gelirim” demiştim. Hatta arkadaşlarımı da getireceğimi söylemiştim… Çok sevinmiş ve vedalaşıp gitmişti. Günüm garip ama mutlu bitmişti. O günden sonra hemen her gün parka gittim, küçük kızla oyunlar oynadık, ben ona şekerler ve türlü hediyeler aldım. Bir gün arkadaşımla parka beraber gittik, elimde küçük kız için şekerlerle.. Küçük kız beni görür görmez koştu ve bana sarıldı. Bende başını okşadım ve “Bak arkadaşımı getirdim.” dedim, arkadaşımın suratını işaret ederek. Arkadaşıma döndüğümde yüzüme garip, garip bakıyordu.. “Ne oldu?” dediğimde “Orada kimse yok” dedi. “Nasıl olmaz, baksana..” diyerek küçük kızı ona çevirdim. “Ateşin mi çıktı?” dedi ve endişeli bir suratla elini anlıma sürdü. Sinirlenmiştim “Yaa!! Nasıl görmezsin! Karşında çocuk!” dedim. Küçük kıza döndüğümde küçük kız, korkmuş gözlerle bana bakıyordu.. Küçük kızın elini tutup hızla yürümeye başladım. Arkadaşım arkamdan koşuyordu “ İyi değilsin! Hastaneye gidelim!” dedi. “Bırak beni!” dedim “Hayır saçmalıyorsun! Şuan tek başına yürüyorsun! DELİRDİN Mİ!?” son dediği kelime kafamın içinde yankılanmıştı… Dönüp bir tokat attım ve sonra gittik. Arkadaşım peşimden gelmedi.. Küçük kıza şekerleri verdim ve gitmem gerektiğini söyleyip eve gittim.
 Ertesi sabah uyandığımda gözlerim bulanık görüyor ve etrafta sesler yankılanıyordu. Görmem düzelince evde olmadığımı anladım. Kollarım bağlıydı. Beyaz bir odadaydım. Haykırdım “ÇIKARIN BENİ! BEN DELİ DEĞİLİM!!”

Sevgiler
Kız

6 yorum:

  1. Doğrusu enterasan bir kurgu olmuş. Ama beğendim.

    YanıtlaSil
  2. Elinize sağlık, başta aklımda beliren sonla bitmedi, şaşırttı beni, devamını dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz mutlu etti beni, teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Of Kız :) Güzelmiş hikayen... Böyle bir son beklemiyordum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumun için teşekkürler Dağınık Anne :))

      Sil