2 Temmuz 2016 Cumartesi

Beklenen(!) O Yazı


Selaaam Sevvgili Okurcum,
Seni çok bekletmeden yazayım dedim bu yazıyı ama yapamadım :D Kaç gündür yarım bir halde sürünüyor buralarda bu yazı maalesef. Nereden başlasam emin değilim, bu sebeple biraz karmaşık bir yazı olma ihtimali var(sadece ihtimal).

YASAL UYARI: Sansürlenmiş olsa da yazı küfür içermektedir. Rahatsız olursan şimdiden kusura bakma Okurcum. Ancak böyle ifade edebiliyorum şuan kendimi.

Bu sene kendime birkaç hedef koymuştum: Ehliyet almak, en az 3,5 ortalama yapmak, ingilizce seviyemi elimden geldiğince yükseltmek ve hedefimdeki üniversiteye yatay geçiş yapmak. Ehliyeti aldım, ortalamam 3,61 ve ingilizce seviyemi daha önce hiç yükseltmediğim bir seviyeye yükselttim. Tek ulaşamadığım hedefim amaçladığım üniversiteye yatay geçiş yapamamak, bu sebeple bu hedefimi yatay geçiş yapmak olarak değiştiriyorum çünkü halen şansımın olduğu 2 üniversite var. Sadece şu son iki haftadır ölesiye yorgun ve bitkin hissediyordum ki. Asıl hedefim olan üniversiteye geçememiş olmak çok canımı yaktı, zorlanmadığım bir sınavdan bu denli düşük bir not almak beni şoke etti. Sebebi neydi bilmiyorum o düşük notun. Maalesef bu tip sınavlarda sadece kağıda yazdıklarınız notlandırma kriteri olmayabiliyor, başka ihtimaller de var aklımda ama yine maalesef ki bunu öğrenmem mümkün değil. Sadece içimde bir ukte kaldı işte. Sağolsun sınava gireceğimden haberi olan birkaç kişi de önüne gelene sınavımdan bahsettiği için herkes nedense kendinde bir hesap sorma hakkı bulup bana sınav hakkında sorular soruyor. Bu sorular daha çok soru olma özelliğinde değil de yargılama ve tavsiye gibi oluyorlar. Bense anlamsızca kendimi savunmaya, açıklamaya çalışıyorum halbuki soruları s*tir edip "geçemedim" diyivereceksin ama işte lüzumsuz insanlara manasızca açıklama yapıyorum. Anlam veremediğim iki şey var bu soru-cevap durumunda. İlk olarak; herhangi girişimcilik adına bir icraati bulunmayan, yeni şeyler denemeyen insanlar nasıl oluyor da kendinde beni yargılama ve bana tavsiye verme hakkını görüyor anlayamıyorum. İkincisi olarak; bana en yakın olan insanlardan birisi, tabiri caizse hayvan gibi çalıştığımı ve stres çektiğimi gördüğü halde sanki hiç bir çaba göstermeden sınava girmişim gibi benle konuşup bir de üstüne her lafın sonunu "üniversite sınavına daha çok çalışsaydın da iyi üniversite kazansaydın"a getiriyor ve zaten 2 damla olan moralimi de ortadan kaldırıyor ya en çok da buna anlam veremiyorum. Ben sanki üniversite sınavında sorunsuz bir sene geçirmişim gibi g*tünü yana dayayarak dediği bu laf o kadar ağırıma gidiyor ki.
Üniversite sınavına girecek öğrencilere tavsiyem: Eğer ciddi hedefleriniz varsa sınav döneminde ailevi sorunları bile umursamayın, benim gibi kazanamazsanız kimsenin umrunda olmuyor o sene çektiğiniz acılar, yaşadığınız bunalımlar ve ailenizi yalnız bırakmak istememeniz. Üstelik bu umursamayanlar o olayın merkezinde bile olan ve en çok desteğe ihtiyaç duymuş olan ve en çok yardım etmeye çalıştığınız kişiler olabiliyor.




(Tüm bu olanlara rağmen yaşadığım üniversite döneminden pişman olmamaya, ingilizce sınavını geçemememi hayatta olabilitesi olan saçma olaylardan biri olarak saymaya çalışıyorum. Böyle düşünebilmek için gerçekten çabalıyorum. Aslında ingilizce sınavı hakkında fazla bir kesinlik olmasa da şu geçirdiğim bir senelik üniversite dönemim bana çok şey kattı. Bu okulda kalsam bile elimde 1 asistanlık teklifi ve derslere olan sevgimi ve ilgimi fark eden hocalarım var. Her halükarda bu okulda da bir şeyler yapabilirim de dur bakalım, şu yatay geçiş nolcak.)

Bu hissiyatlar, suçlamalar ve eleştirilerden sonra, bunların bardağı taşırdığı nokta 3 gün önce oldu. Değer verdiğim o kişinin öyle ağır bir eleştirisine maruz kaldım ki, gerçekten berbat bir haldeydim. Kendimi beceriksiz ve değersiz hissediyordum. Geçen sene böyle hissettiğim zamanlarda gerçekten hiç hoş olmayan şeyler düşünüyordum. İntihar benim için huzurlu bir düşünceydi o dönemlerde ama yine de buna cesaretim yoktu, iyi ki de yokmuş. 3 gün önceki akşam kendimi yine ölümü hayal ederken buldum ama bu sefer huzur falan hissettirmiyordu çünkü ben ölmek istemiyorum artık. Şu hayatta iyi bir şeyler yapabilmeyi istiyorum. Ne kadar moralim düşmüş olsa da, oturup yaklaşık yarım saat ağlamış olsam da, kendimi gereksiz bir varlık gibi hissetmiş olsam da intihar çok iğrenç göründü gözüme. İntihar bir çözüm değil, ben korkak değilim ve kendimi seviyorum. İntihar ederek başkalarını değil asıl kendimi cezalandırmış olacağımın da bilincindeyim artık.

Şu yatay geçiş işini tekrar gözden geçirdim, yakında başka bir üniversiteye başvuru yapacak ve o üniversitenin ingilizce sınavına gireceğim. O süreçte oturup ingilizce çalışacağım işte. Sanırım kendimi akışa bırakmayı öğrendim artık.
İçimde biraz umut, biraz heves ve biraz stres var, hatta birazdan fazla da olabilirler. Şuan uykum olduğundan dolayı da her şey bu kadar bulanık görünüyor olabilir tabii.

Emaan, hayat işte. Çok da şeetmemek lazım.



Sevgiler
Kız

14 yorum:

  1. Emaan, hayat işte. Çok da şeetmemek lazım.
    insanların hayattaki mottosu bu olmalı bence
    benim de ölümü kolay gördüğüm zamanlar oldu, herkes gibi aslında ama değil işte. ne olursa olsun yaşamak güzel, acı çekmek bile, acı çektiğini biliyorsun, insan olduğunu da her şeye rağmen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi :)
      Aslında oturup net bir şekilde düşündüğümde ölüm hayattan daha korkutucu çünkü daha bilinmez :D Mantık bir süreliğine uzaklaşınca ölüm de güzel görünebiliyor :D

      Sil
  2. HEY ölüm hiç bir zaman çare değildir. Yaşam ne kadar ızdırap dolu olsa da GÜZEL ŞEYLER de var. Örneğin ehliyet alman gibi. Hedefine ulaştığın için tebrik ederimm. Ayrıca o "iyi üniversite kazansaydıncılar" kendileri Boğaziçi, ODTÜ mezunu falan mı.... İnsanlar kendilerine bakmadan yorum yapıyorlar. Lütfen moralini bozmamaya çalış şansını denemeye DEVAM ET. Umarım bir hedefin daha gerçek olur! BAŞARILAR! ~v~

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumun için teşekkür ederim. Okuduğumda yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu :)
      Umarım :)

      Sil
  3. Bazen her şey nasibe bağlıdır. akışa bırakmak iyidir. sondaki şarkıda iyidir.bunları bana 15 gün sonra hatırlatırsın de mi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu nasip düşüncesini bir türlü kabullenemedim gitti ama dur bakalım, üzerine biraz daha düşünmem gerek :D
      Sondaki şarkı candır :)
      İstersen tabii ki :D

      Sil
    2. şu an 15 gün sonrası için emin olamadım :D

      Sil
    3. Dur bakalım, gerek kalmayadabilir :))

      Sil
  4. Boş ver takma , insanları hele asla umursama. Kendin için mutluluğu düşün sadece başkalrının seni üzmesine izin verme . Herşey olucağına varır merak etme :D

    YanıtlaSil
  5. Merhaba canım içi;
    Bak şimdi kısa kesmeye çalışacağım ama umduğumdan uzun da yazabilirim bu da benim yasam uyarım ve başlıyorum.
    İnsanların hepimizi çıldırttığı ne yazık ki görmezden gelemediğimiz bir gerçek. Onlar için çektiğimiz çilelerin yaptığımız fedakarlıkların bir kalemde silinmesi tabiki kalbimizi kıracak e insanız sonuçta onlar gibi taş değiliz. Hem evet karşılık beklemeden yaptık belki ama elinin körü bari ben nefes alamazken, sıkıntı içindeyken birazcık yardımcı ol. Yok olmazlar olmuyorlar aksine kendileri başka şeylere kızıp sizin moralinizin de içine etmiyorlarsa gene iyi. Söylediklerinin hiç bir şekilde mantıklı açıklaması olamaz çünkü üzmek istersek pekala biz de onları üzeriz. Sende de o bakış var biliyorum o zayıf noktayı, o güçlü noktayı görebiliyorsun insanda ama illa kullanmak mı lazım onlar gibi olmamız bizi mutlu edecek mi? hayır! Sırf onları yaralamak için de elime çamur alacak değilim sen de öylesin bence bu gözyaşları da bunun için. Yaptıklarının karşılığını elbette alacaksın. Burada kişinin rızası değil Allah'ın rızası önemli. İnsanlar onlara verdiğin değerle kendilerinin bulunmaz vazgeçilmez olduklarını sanırlar.Zaman gelir kardeşin zaman gelir en yakın arkadaşın. Elden ele geçen bıçak. Kelimeler.

    Harika işler başardın daha üniversitenin ilk yılındasın düşünsene harika bir şey ben son senemdeyim senin yaptıklarını yapamadım henüz bak. Tüm bu olanlar bizi olgunlaştıracak şeyler. elbette takdir, teselli istiyoruz ve evet hakkımız ama sırf kendilerini dünyanın merkezi sanan bu insanlar tarafından alamadığımız sevgi, saygı, özveri de bizi ölüme sürüklemesin.Bu düşünce kötü.Ben de yapıyorum hatta baya yaklaştığım zamanlar da oldu ama cıks kötü.

    Ay ne çok yazdım dırdırcı bir tipim galiba. Senin yaşadığını bak yorumlara kaç kişi daha yaşamış keşke yaşamasak ve yaşatmasak istemeden bile olsa ama oluyor işte.

    Kalbini ferah tut sabırlı ol. Elinden geleni yaptın tevekkül et. Eminim harika işler başaracaksın :)

    Şarkıları dinleyeceğim öptüm kocamaan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu yorumuna bakarak bile beni ne kadar iyi anladığını o kadar net görüyorum ki Şeyma'm, bir tanesin ve iyi ki varsın. Dediğin gibi yapıp tevekkül etmeye çalışacağım :)

      Başarı konusundaysa kendin için lütfen acımasız eleştiriler yapma, eminim senin için önemsiz görünen ama aslında sende çok işe yaramış pek çok şeyi başarmışsındır. Yaptıklarımı farketmeme yardım edenler olmasaydı ben buraya başardım diye bunları yazamazdım. Hatta bu senenin başındaki ruh halimde olsaydım "neden 4 değil de 3,61" diye saçma sapan bir eleştiriye bile gidebilirdim.

      Uzun yorumlarını da seni de çokça seviyorum.
      Şarkıları ne zaman dilersen o zaman dinle :)
      Kocaman öptüm :)))

      Sil
  6. ya sen şu çevrenden kurtul sende bişi yok ki çevren cahil. bi de, tek bir sınav yüzünden mi yatay geçiş olmadı. ama yine olur ya de mi işallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O sınav yüzünden bir üniversite olmadı sadece. Şuan şansımın olduğu birkaç üniversite daha var. Onları deniyeceğim işte :)
      Cahillik konusunda ise, evet biraz var öyle bir durum.

      Sil