4 Temmuz 2016 Pazartesi

Öğretilmiş Çaresizlik(Okunması gereken bir yazı)

Selam Sevgili Okur,
Nasılsın :)
Geçenlerde mükemmel bir yazı okudum ve kendimi bulduğum bu yazıyı kesinlikle sana da okutmam gerektiğini düşündüm. Aşağıya yazının bir kısmını ekliyorum hemen. Beğenirsen devamını okumak için linke tıkla tamam mı ;)


"Çocuktum, ilkokuldaydım.
Dersler hep boş geçerdi, nadiren Türkçe, ara sıra resim, bolca beden eğitimi dersi yapılırdı. Her şeyin yarım yamalak olduğu yıllardı. Temellerin atıldığı önemli yaşlardı. İkinci sınıfa kadar bahçede oyun kurarak, oynayarak geçti. Ne doğru düzgün okuyabiliyor ne de matematik problemi çözebiliyorduk. Bize göre okul, teneffüslerden oluşan bir şeydi. Ve biz her yerde böyle zannediyorduk. Sonra taşındık, başka bir eve başka bir okula.
Adı Mine’ydi. Otoriterdi, kırmızı ojeleri vardı, ince, kısıktı sesi. Heyecanlıydım, beni neyin beklediğinden habersizdim. Kimseyi tanımıyordum. Her şey o kadar yeni, o kadar yabancı ki. Gözüme ışık tutulmuş gibiydi bakamıyordum. Diğer okulda hiçbir şey öğretilmediğini daha ilk gün anladım. Hem okuma yazmada hem de matematikte geriydim. Arada o kadar büyük bir uçurum vardı ki kapanmıyordu bir türlü. Okumayı daha hızlı söktüm ancak problem çözmede tam bir felakettim. Başarısızlığın ne iyi bir şey olduğu anlatılmamıştı o yıllarda."
Devamı için tık tık
Sevgiler
Kız

2 yorum:

  1. okudum yaaa. büyükler hep kötü model oluyo bize de mi yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendinde bazı şeyleri yıkamamış bir yetişkin bir çocuğa öğretse öğretse kendi yanlış zihniyetini öğretir. Herkesin böyle bir öğretmeni olmuştur herhalde hayatında.

      Sil