18 Ağustos 2016 Perşembe

Kendini Bi Bok Sanma Sendromu

Yasal Uyarı: Okumak üzere olduğunuz yayın, gereğinden fazla "bok" kelimesi ve küfür içerme riski taşımaktadır.
Evet, Sayın Okurcum,
Bugün sana bu aralar oldukça fazla karşıma çıkan(aslında hep vardı da yeni dikkatimi çekmeye başlayan) bir sendromdan bahsedeceğim: Toplumumuzda sık sık kullanılan "bi bok olamamak" deyiminden sonra türediğine inandığım "kendini bi bok sanmak" sendromu. Bu sendrom, genellikle kendine bir şey danışılan ya da kendini bir şey danışılacak seviyede gören insanlarda ortaya çıkmaktadır. Durumuna göre zararlı ve zararsız olmakla beraber çoğu zaman karşı tarafın sinirlerini fazlaca yıpratabilirler. İstersen anlatmaya örneklerle devam edeyim ki daha rahat idrak edebilesin(canlı örnek hıhahıha :D Eğlendim.)

#Kurgu 1
17 yaşındaki Aysu'nun aklı çok karışmıştır. Alacağı kıyafete bir türlü karar verememektedir. Birinin aplikeleri hoşuna giderken diğerinin kesimine bayılmıştır. Kızın kararsızlığını farkeden mağaza görevlisi kıza iki kıyafeti de aldırmak için ant içmiş gibi davranmaktadır. Mağdur genç kızımızın aklına aniden parlak bir fikir gelir ve kıyafetlerin fotoğrafını çekerek vazzaptan kuzen grubuna atıp konseye danışır. Soru ve istenilen cevap şekli bellidir: İki kıyafet arasında tercih yapılması istenilmektedir. Konseyden gelen yorumlar:
Jonjonum:
Ya tatlım onun bedeni sana büyük sanki. Küçük bedeni olsa da üstünde hoş durmaz gibi.
Aşkitom:
Kuzi yaa nerede giyeceksin sanki bunları. Boşver bence ;)
Melekim:
Ponçiğim, mor renk yok mu bunlarda? Bence mor yoksa dönüp bakma bile.
Aslında konseydeki kuzenlerden birisi ancak dar ve kısa kıyafetler tercih ederken, birisi sadece salaş giyinmektedir. Bir diğer kuzense moda dergilerini hatim etmekle meşgulken rüküş olmaktan öteye gidememektedir.

#Kurgu 2
63 yaşındaki Ayşe teyzemizin ciddi diz ağrı sorunları vardır. Doktora her gidişinde doktor ısrarla azar azar yürüyüş yapmasını ve böylelikle dizlerinin açılacağını söylerken teyzemizin kafası halen karışıktır çünkü son doktor ziyaretinden sonra uğradığı kız kardeşi ona kendi yaptırdığı diz kremini sürüp yürüyüşten kesinlikle uzak durmasını tembih etmiştir. Ancak Ayşe teyzemizin bilmediği şeyler vardır ki o da kız kardeşinin dizlerinde ciddi bir sıkıntının olmaması ve bir ansiklopediyi dolduracak kadar bol olan engin bilgilerinin altın günleri kaynaklı olduğudur.
#Kurgu 3
Mehmet 21 yaşındadır. Üniversiteden henüz mezun olmuştur ve kendini yurt dışındaki amcasının yanına gidip amcasının çalıştığı bilgisayar şirketinde çalışmaya hazır hissetmektedir. Konuyu önce yakın arkadaşına açar. Böyleyken böyle der(sen anladın cınım). Arkadaşı henüz 3. sınıftan kalan derslerini veremediği için mezun olamamıştır ama kendini konu hakkında oldukça bilgili görmektedir. "Kanka" der, "Önce bi Türkiye'de bir şey yap da öyle git" der. "Sanki oraya gidince seni mühendislerin arasına mı oturtacaklar, ayak işi yaptıracaklar anca" der ve Mehmet'in hevesini düşürür biraz ama Mehmet pes etmez. İçindeki son umut kırıntılarıyla amcasını arar ve durumu açar. Amcasının cevabıysa "Valla yiğenim, buralarda da iş sıkıntısı var. Hem sen hanım evladısın zor gelir sana buralar. Yanımda ağlayacak bir bebe istemiyorum. Okey?" olur.
Aslında Mehmet'in amcası, zamanında evin başı buyruğu, mahallenin zibidisi kıvamında saçı jöleli, parfümü 2 haftalık ter kokusu olan Ayhan'dır. Güç bela bilgisayar mühendisliğinden mezun olmuştur. Sonra da kendi mesleğiyle alakalı hiçbir işe kabul edilmemiştir. Antalya'da edindiği Türkçe bilen turist sevgilisine ayarlattırdığı iş ile yurtdışına kaçma fırsatı elde etmiştir. Aslında bilgisayar şirketinde de değil, bir markette kasiyer olarak çalışmaktadır.

Ayrıca bkz. kendini bir bok sanmak Buraya yazılamayacak kadar küfürlü geldi de bu :D

Ayrıca şu şiirle olaya farklı bir bakış açısı kazandırılmış :D

Olay genel çapta bu işte. İllaki herkesin karşısına bu sendroma sahip birileri çıkmıştır. Bu kişinin az biraz deneyimi vardır ya da kulaktan duyarak deneyim edindiğini düşünmektedir ya da sadece kendinin bir bok sanılmasını istemektedir. Bu durumundan aldığı yetkiye dayanarak önüne gelene akıl verme ve eleştiri yapmak hakkını kendinde bulur.
Bu sendroma uzun süredir sahip kişiler kendilerine herhangi bir getirisi olmayacak(hatta götürüsü olacak) "herbokologluk" unvanına da sahip olabilirler.
Bu gereksiz yazıyı yazmama sebep olan yatay geçiş hakkında soru sorduğum ama sorularıma cevap vermek yerine "hadi kazanamazsan", "çok fena zorlukları var ama var ya cidden çok zorluklar oldu da şimdi moralini bozmayım. sen hele bi kazan öyle anlatırım(o zaman bozacakmış moralimi)" gibi muhabbetler yapan ve kesinlikle soru sorduğuma da soracağıma da beni pişman eden kişiye teşekkürler. Bak ben ne yaptım ettim seninle yaptığım o gereksiz konuşmadan bir şey çıkardım. Derslerden dolayı zorluk çıksa ne yazar("insan kendi kendini bir bok sansa da bunu başkalarına yanstımadığı sürece bu durum özgüven kaynağıdır" örneğiydi bu da :D )

Yazımı alıntı bir dörtlükle bitirmek istiyorum:
Kamış ses verince ney oldum sanır,
İp gerilince yay oldum sanır,
Sarayda oturmakla padişah olmaz kişi,
Aptal ata binince bey oldum sanır.

Sevgiler
Kız

14 yorum:

  1. Çok güldüm yaaaa.Bu sıcaklarda iyi geldi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi geldiyse ne mutlu :)) Beğenmenize sevindim :))

      Sil
  2. tek çözüm insanın "he" deyip geçebilmesi galiba

    YanıtlaSil
  3. ne yapmak istiyorsan onu yap. yapamazsın denilen çoğu şeyi yaptım. hatta inadına yaptım.

    yazını okuyunca da heh heh, aynen aynen demekten alamadım kendimi. herbokolog güzxelmiş. bunu umarım bir gün cümle içinde kullanabilirim :)

    ayrıca yatay geçiş çok kolay. çoğu insanın haberi bile yok. yap, yap yap! beni dinle ;İ)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı şekilde yapamazsın dediklerin de daha da inadına yaptım hep.
      Beğenmene sevindim :) Eminim cümle içinde kullanabileceğin bir yer çıkacaktır :D
      Başvuru sonucumu bekliyorum işte. Bakalım neler olacak :)

      Sil
  4. bu durumda insanın kendi bildiğini okuması daha iyi sanırım kimseye danışmadan :)

    YanıtlaSil
  5. Ayy amaaan deli eder bunnar adamı:D

    YanıtlaSil