10 Ağustos 2016 Çarşamba

Milyon Dolarlık Bebek -Film-

Selam Sevgili Okur,
Yine yemedim içmedim film izledim. Herhalde bu sene en çok film izlediğim senem oldu. Mesela buraya yazmadığım ama izlediğim son filmler arasında Şeytan Prada Giyer(pek beğenmedim), Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı(eğlenceli bir animasyon filmi) var. Hiç bu seneki kadar film izlediğimi hatırlamıyorum ama sebebinin bana hitab eden filmleri bulmakta artık zorluk çekmemem olduğunu düşünüyorum. Şimdi daha düzgün araştırıp daha çok kaliteli filmler bulabiliyorum :) Ha her zaman nokta atışımı? Maalesef hayır fakat bu günkü kelimenin tam anlamıyla nokta atışı. Zaten psikoloğumun tavsiyesiydi ve belki de film izlenmek için doğru zamanı bekliyordu çünkü bu filmi daha önce izlemiş olsaydım bende aynı etkiyi yaratır mıydı bilmiyorum.

Filmimizin adı: Milyon Dolarlık Bebek
Konusu: Boks antrenörü olan Frankie Dunn yıllarca sayısız boksör yetiştirmiştir. Yetenekli bir antrenör olmasına rağmen elinde batmanın eşiğinde bir spor salonu ve bu salon içerisinde biri eski bir arkadaşı olmak üzere pek çok insan barındırmaktadır. Bu sırada hayatı boyunca kendinin bir hiç olduğuna inandırılmış ve 30 yaşını geçmiş Maggie Fitzgerald, Frankie'nin onu bir boksör olarak eğitmesini istemek için gelir. Frankie pek çok kez hayır der ama Maggie kolay pes etmeyecektir.

Film kesinlikle harikaydı. Maggie'nin kötü yorumlara rağmen pes etmemesi, azmi, ısrarı kesinlikle bana ilham verdi. Biliyorsun buraya defalarca yazdım, güçlü kadınları severim ve ben de güçlü bir kadın olmak için elimden geleni yapıyorum; gerek bedenen gerek ruhen. Oldum olası çıt kırıldım insanlardan haz etmemişimdir. İnan bana bu film mağdur edebiyatı yapan çıt kırıldım bir kadın hakkında değil.
Filmi izleyen kişi eğer bir ders çıkarmak istiyorsa her halükarda ders çıkarabilir. İlla kadın olmak ya da boksla ilgileniyor olmak gerekmiyor filmi benimsemek için. Sonuçta bence bu bir azim öyküsüydü. Filmin vermek istediği mesaj: Hayat amacın her ne olursa olsun o amaca ulaşmak için çabaladığın bir hayatın olsun, sonunda ulaşamamış olsan bile bu uğurda ölmüş olursun. Filmin pek çok yerinde duvarlara, tavanlara yazılası sözler vardı.
Filmde en çok ilgimi çeken unsurlardan birisi de; gerçek hayatta baba-kız olmayan iki insanın nasıl baba-kız olabileceğinin işlenmesiydi.

Evet, sevgili Okur. Buraya kadar okuduysan ve aklından "Hmm, bu filmi izleyebilirim." diye bir düşünce geçirdiysen izlemeden önce seni uyarayım(bence bu spoiler sayılmaz) filmin sonu pek de hoşuna gidecek şekilde bitmeyecek. Ama tabii bir de şöyle bir durum var, burası dünya ve maalesef dünyada her zaman mutlu sonlar olmuyor. Sanırım bir filmde hiç bu kadar ağlamamıştım: Sinir, hayal kırıklığı, gerçekler acı bir tokat gibi indi suratıma resmen(izleyince daha iyi anlayacaksın). Bu sona rağmen filmin öyle sağlam bir mesajı var ki yine de umutsuzluğa uğramadım film bitince. 

Gittiğim yol benim ve doğru olan bir yol olduğu sürece hayat mücadele etmeye değer :)

Bu arada değinmeden geçmek istemiyorum: Filmde Frankie'nin Maggie'ye yaptırdığı cekette Mo Cuishle yazıyordu. Aslı, Mo Chuisle olan İrlandaca bu kelimenin bilerek yanlış yazıldığını düşünüyorum çünkü (izleyenler hatırlar, izlememiş olanlar da sonra dönüp baksınlar bu kısma) Frankie filmin başından sonuna kadar yarım yamalak bir şekilde İrlandaca öğrenmeye çalışıyordu. Dile tam hakim olmadığı için de kelimeyi yanlışlıkla hatalı yazmış gibi yapmaları çok espirili olmuş diye düşünüyorum :D

Filmden de birkaç alıntı yapayım ve bitireyim yazımı:
"Kazananlar sadece, kaybedenlerin yapmayacaklarını yapmaya isteklidirler."(Maggie antreman yaparken duvarda yazıyordu. Orjinali: Winner are simply willing to do what losers won't.)

"Tüm dövüşçüler şu ya da bu şekilde dik başlıdır. Bir kısımları daima, bazı şeyleri senden daha iyi bildiğini düşünür. Gerçek şu ki; yanılsalar bile, hatta bu onları mahvedecek tek şey olsa bile eğer inandıkları bu şeyi onlardan alırsan artık dövüşçü olamazlar."(Dövüşçüleri, mücadele eden insanlar olarak da düşünebiliriz.)



Sevgiler
Kız

14 yorum:

  1. Bu filmi izlemeye karar verdim
    Kadın boksör hikayesi olunca aklıma gerçek hayattan alınmış bir kadın boksörün hikayesinin filmi geldi. Adıda Mary Kom:)
    Güzel ve anlamlıdır izlersin. Hint filmi oluyor..

    YanıtlaSil
  2. O kadar psikologa ve psikiyatra gittim tek bir tavsiyesi olana denk gelmedim. Hele ki film tavsiyesi. O kadar yazıda bu mu ilgini çekti dersen evet :) Filme gelince, evet anlattıklarından etkilendim ama uyarın daha etkileyici geldiği için şuan için askıya aldım. Artık ağlamak istemiyorum çünkü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoo, ilgini çekebilir ne var ki :D Psikoloğumun diğer tavsiyesi de Esaretin Bedeli idi. Onun sonu daha hoş, bloğumda onun hakkında da yazı var eğer izlemediysen filmi ;)
      Ben de sırf o yüzden uyardım, insan bazen kaldıramıyor film olsa bile.

      Sil
  3. son yazıma bi bak ama the crow and the girl :)

    YanıtlaSil
  4. Daha önce duymuştum bu filmi izleyeceğim teşekkürler: )

    YanıtlaSil
  5. Ben izlemedim ve izlemek istiyorum. Merak ettim doğrusu... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman iyi seyiler dilerim :)
      Sevgiler ^^

      Sil
  6. Merhaba, deepin blogunda gördüm hemen bir koşu geldim takip ediyormuşum zaten bende bloğuma beklerim sevgiler! :)

    YanıtlaSil