8 Ekim 2016 Cumartesi

Saçmalamamaya Çalışmak

(Saçmalamamaya çalışmak ama becerememek)
Selam Sevgili Okurcum,
O çok eğlenerek yazdığım yazıyı mı bitirip yayınlasam, yoksa film yazısı mı yazsam, yoksa yatay geçiş serisinin son iki yazısını mı yazsam gibi aklımda zibilyon tane soru varken okul yazısı yazmaya karar verdim hahah :D

Hayatım olabildiğince saçma, komik ve bol gerilimli geçiyor.(Bu arada söyleyeyim, bu yazı okul yazısı da olmayacak :D Doğaçlama yapacağım u.u ) Homm, önce hangi kısmını anlatsam. yakında sadece aşktan bahseden bir blogger'a dönüşmek istemiyorum, bu sebeple kendime kota falan koymalıyım sanırım :D İşin şöyle bir yanı da var ki, senelerce hoşlanmak, aşk gibi konulardan o kadar çok kaçındım ki belki milletin senelerdir bildiği bir şeyle karşılaşıyorsam bile bana çok ilginç geliyor yaşadıklarım bu konuda. İlk olarak bahsedip hızlıca kapatalım konuyu en mantıklısı. Hızla kilo almaya başladığım senelerden itibaren çevremdeki "şişman=çirkin" algısından mı kaynaklıdır bilmem ama kendimi hep çirkin hissettim ve bu da hiç sevilemez bir kız imişim gibi hissettirdi. Ben birilerinden hoşlandım ama nedense hep platonik olduğumu hissettim. Şimdi dönüp bakınca aslında bir kısmının platonik olmama ihtimali olduğunu görüyorum. Neyse eski hikaye onlar. Kilo vermeye başladığım süreç boyunca öğrendiğim en net bilgi, sevgi/aşk konusunun kiloyla ya da tiple hiçbir alakası olmadığı. O kadar çok kız gördüm ki çok kilolu olmasına rağmen sevgilisi olan ve bir o kadarı da kiloları olmasına rağmen kendini güzel buluyordu(konumuz aşk mı demiştim?). Bu gördüklerimden sonra kilo vermek istememin tek sebebi "sağlık" oldu. Velhasılı kelam toplamda 21 kilo vereli nereden baksam 3 sene oluyor ve halen klasik mantığa göre 10 kilo kadar "fazla"m var ama kimin umrunda? :D (Daha sportif olabilmek için spor yapmak istiyorum sadece, kilo vermek değil.) Kilonun sevgiyi etkilemeyeceğini söylesem de etraftaki beğeni bakışlarını bir nebze etkiliyor(tamamen boş niyetlerle olan bakışlar da diyebiliriz bunlara), bu da benim bizzat deneyimlediğim bir şey oldu. (Lagaluga yapma Kız, sadede gel.) Yeni üniversiteme geleli 3 hafta oldu, farklı ortamlara girdim ve envai çeşit kişiyle tanıştım(ki bu henüz başlangıç :D ). İnsanları bol bol gözlemledim ve ilk tespitim şu oldu: Bir erkek kendisiyle ilgilenen bir bakış görünce hemen bakıyor, hatta göz değip geçmiş olsa da bakıyor(söz meclisten dışarı :D ). Bu tespit üzerinden yürüyebiliriz diyeceğim ama hiç konuşasım gelmedi bunun üstüne de. (Pas.) Bodoslama giriyorum konuya, baksana girizgaha?! (Anlatacağım olayın, yaptığım tespitle hiçbir alakası yok) Okulda ilk defa girdiğim lab derslerinden bir tanesinde bir çocukla tanıştım, aslında çocuk sürekli ensemdeydi mecburen sordum ismini :D Okulda tek gezenlerdendi büyük ihtimalle, gördü benim gibi çenesizi de düştü peşime sanırım(buralar hep menfaat(ipucu: çok konuşan=çok bilgi paylaşan mantığı)) :D Sürekli yüzüme bakıyor, kibar davranıyor, ilgiliymiş gibi konuşmalarımı dinliyor. Lab dersinden sonra yeni tanıştığım başka bir arkadaşla yemeğe giderken de yanımızda olunca beraber yedik de yemeği, o arada gözlemledim bu dediklerimi hahah :D Yalnız, değinmem gereken önemli bir nokta var ki o da çocuğun yakışıklı olması. Tipiyle hiç alakası olmayan bir çekingenliği vardı(hareketleri ne kadar cüretkar olsa da konuşurken epey çekingendi. Benim gibi çok konuşanın yanında kim temkinli konuşmaz o da ayrı bir muamma...) Sonra durdum düşündüm "Kız. Sen Mavi Gözlü Lecter'a kendi çapında pas atıp taç yaparken bu yeşil gözlü sarı oğlan mı çekti ilgini? Hayırdır sen?". Sonra dedim ki kendime "Yok artık devenin nalı! Bir insanı tipi için sevecek insan değilim ben. Ne saçmalıyorsun sen?". Düşüncem küçümser bir şekilde güldü "Sen az malın gözü değilsin, yavşak. Lecter'ın da önce gözlerini beğenmemiş miydin?". "A-ah!" dedim, "Gözlerini beğendiğimde hoşlanmaya başlamadım ki, hem eeh be! Sen de benden ayrı bir parçaymışsın gibi ne diye anlatıyorsam sana! Ayrıca ağzını topla!". Sonra bu iç çatışmaya bir dur dedim ve sakin kafayla düşündüğümde şunu tekrar kavradım "Bir insan dış görünüşü için sevilmez" Neden mi? Çok açık değil mi? Pazardan mal seçmiyoruz ki kardeşim, yarını bugünü belli olmayan şeye gönül bağlanır mı? O bağ kolay kopar. Lecter'ı beğenme nedenlerim çok başka nedenler, tabii ki dış görünüş de bir etmen ama ortada birleşelim arkadaşım, asıl sebep o değil. Ben ona o kadar yakın hissediyorum ki kendimi, bu yüzden ortada bir nane olmamasına rağmen 3 sene salak gibi sevdim onu da daha henüz belli etmeye başlayabildim ya. Bir sene daha sabırla bekleyeceğim, seneye gelirse bu şehre ve o zaman bir şeylerin değişip değişmediği görürsem o zaman karar vereceğim. Bu arada sarı oğlan da bulur birilerini belkim :D
Yazıyı çok uzatmışım nalet olsun. Daha da yazacaklarım var ama sen okur musun şüpheliyim :/ Sonra yazayım madem.
Hadi kendine iyi bak ^^
Sevgiler
Kız

4 yorum:

  1. Yazın bana Pucca'yı hatırlattı. Keyifle okudum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onun yazıları kadar akıcı okutup güldürebildiysem eğer, mutlu olurum tabii :D Beğenmene sevindim :))

      Sil
  2. ahahhahhah uzun zamandır bu kadar eğlenmemiştim bir yazıyı okurken, iç çatışman mükemmel.
    açıkçası öyle ya da böyle bir insan tipi için sevilmiyor, ilk etapta çekilsen bile sonradan eğer kişiliği hoşuna gitmezse yok, olmuyor yani. ben böyle düşünüyorum en azından. gerçi bu konuda da çok bir şey diyemem çünkü bir arkadaşımın ifadesiyle görsel gerizekalıyım ben. insanların yüzleri yok bende, saç modeli, gözlük, sakal gibi şeylerle ayırt ediyorum insanları. bunlar değişsin ablamı dahi tanımam, o derece.
    yakışıklı ve çekingen deyince aklıma çok yakın bir arkadaşım geldi. kendisi oldukça yakışıklı bir insan ve bunun da farkında olmasına karşın özgüveni pek yok. Çevremdeki özgüven dolup taşan insanlara baktığımda aralarında güzel ya da yakışıklı olanların sayısı çok az. demem o ki kız, iyi görünmek yetmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülmeye ihtiyacın vardı, yazımın en azından bu işe yaraması mutlu etti beni :D
      Görsel gerizekalılık bende de var o zaman :D Son senelerde gelişen bir özellik oldu bu da :D
      Mümkündür yaa. Güzel olup da özgüvensiz olan kızlar görmüştüm ama daha önce erkeklerde böylesine hiç rastlamamıştım, bu sebeple bu kadar şaşırdım sanırım.
      Özgüvenin kaynağını bulunca burada herkese ilan edeceğim, herkes nimetlensin diye :D

      Sil