1 Aralık 2016 Perşembe

Parol Etkisinde Düşünceler

Sorumluluklara yenileri eklenirken zevk alınan uğraşlara vakit ayırmaya çalışmak. Bir dengesini kurmalı ya da kurmalı mı acaba? 
Psikolağa ilk gittiğimde hayatımdaki "-meli, -malı" lardan kurtulmamı söylemişti. O zaman dediği çok doğru gelmişti ve uygulamaya geçmiştim hemen. Şuan daha da anlamlı geliyor bu sözleri. Hayatta neden bir şeylerin zorunluluk olması gereksin ki?
Hayatında neler için “-meli, -malı” kullanıyorsun Okurcum? Bunlar senin üzerinde ne kadar baskı yaratıyor? Peki, bu baskıyı daha önce fark ettin mi?
Bazen kişinin zaten bildiği bir şeyin hatırlatılması o kişi için iyi olabiliyor. Bildiğini unutmak. Bundan korkmak gerekir mi? Hafızamız her şeyi hatırlayacak kadar kuvvetli değil maalesef. Önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri hatırlayabilsek ya bari. “Önemli” diye adlandırdığımızdan dolayı mı bu kadar kolay unutuyoruz acaba? Mesela bu “-meli, -malı” konusunu önemli olarak addedip öğrenmiştim o zamanlar ama uygulamayı unuttuğumu henüz fark ettim. Başka bir örnek vereyim: okulda öğrenilenler. Zaten pek çoğu unutacağımız biline biline sırf sınav yapacak konu çıksın diye öğretiliyor ama bazen öyle önemliymiş gibi bahsediliyor ki konudan, uçup gidiverdiğini hissetmiyor bile insan öneme odaklanmışken. Neleri gerçekten bilmek gerekiyor? İnsanlar her bir şeyi önemli diye damgalarken neyin önemli olduğuna onun bunun lafıyla karar veremeyiz bence. Bir şeyler önemli olacak bu hayatta ama buna karar veren başkaları değil, kişinin kendisi olması gerekiyor(-malı ya alternatif ve aynı kapıya çıkan bir kullanım: -ması gerekmek :D)
Tüm bu sorularımın hayatımda geçirdiğim "olgunlaşma", "büyüme", "sorumluluk alma" gibi herhangi bir durumdan kaynaklı olduğunu kabul ediyorum(millet ne kabuller üzerinden neler yaşıyor, ben bunu kabul etsem zararını görmem sanırım.) ve bu kabulle beraber içinde bulunduğum hali de kabulleniyorum. Öyle ya da böyle ileride bir zamanda bu kadar yoğun ve bulanık dönemler yaşamayacağımı ümit ediyorum ve bu uğurda şuan kafamdaki soruları cevaplamaya çalışıyorum. Fazla çabalayınca beynim hararet yapıyor. Soğuması için vakit ayırmaya alışamadım henüz. Bu sebeple yarı kavrulmuş bir beyinden ne kadar sağlam bir insan olunabiliyorsa öyle bir insan halindeyim. Hem yanık kremi hem de düzgün bir soğutma sistemi kullanacağım merak etme :D Yalnız 2. vize ve hemen ardından finaller yaklaşıyor, kokusunu alabiliyorum. Dümene geçmem lazım gemi alabora olmadan. Mürettebat hazır gibi görünüyor.
Bu arada, psikoloğum o zaman şu videoyu tavsiye etmişti. Fırsat bulunca tekrar izleyeceğim. İzlemeni tavsiye ederim :)
Sevgiler
Kız

11 yorum:

  1. Bir psikoloğa, bir psikiyatriste, en son da bir hocama danıştım ve hala bir şeyleri aşamadım. :) Hep aynı noktaya geri dönüş. Bildiğim tek bir şey var o da yürümeye devam etmek fakat ben daha çok sürünüyor gibiyim. :) Herkesten önce ben görmek isterdim ayağa kalktığımı. İnadım kuvvetlidir gereksiz bir şekilde ama belki de benim sorunum da '-meli, -malı' ları atarak daha iyi bir hal alacak. :S
    Bu müziğin enstrumental halini dinlemiştim. Bu hali de güzelmiş; çok rahatlatıcı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten cevap başkalarında değil, insanın kendi içinde ama ortaya çıkarması zor işte. Başkalarının belki bir nebze yardımı dokunabilir ama çözüm onlarda değil maalesef.
      İlerliyor musun? İlerliyorsun. O zaman problem yok. Koşacağın zamanlar da olacaktır elbet :)
      Dene, belki de çözüme biraz daha yaklaşmanı sağlar. Hm? :)
      Enstrumental halini bilmiyordum ben de. Bakayım hemen :)

      Sil
  2. Videoyu izleyince burayı yeniden ziyaret edeceğim. Bugün kursum olduğundan ve tamamlamam gereken kaligrafi çalışmaları da olduğundan yarım saatlik zaman dilimini görünce bir an duraklasam da, merakta ettim. Bu nedenle eve gelir gelmez açmak için ana sayfa olarak kayıt ettim sayfayı. :D (şimdilik; ana sayfa olarak video açılması da ayrı bir değişiklik kattı doğrusu) -'-meli -malı' hususunda o kadar güzel bahsetmişsin ki; açıkçası şu sıralar yapmak isteyip sadece '-meli -malı' olarak lafta bıraktığım bir yığın şey var. Biraz kendimi görmüş oldum ve ufaktan gerçekten ama gerçekten başlamam gerektiğine karar verdim. Kimilerini yapmaya başlasam da, haftalarca beklettiğim konular da yok değil. Bu açıdan sen nasıl kendini geminin kaptanı olarak hissediyorsan, ben de şu yazında seni denizfeneri olarak gördüm Totoro'm.
    Ve şarkı...! Japonca yazının ardından dinlemek inan harika oldu. Pink Martini'yi uzun zamandır dinlemiyordum, hatta neredeyse unutmuştum. Benim için ayrı bir sürpriz oldu. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazı da işe yarar bir şeyler gördüysen ne mutlu bana :) Deniz feneri abartı oldu yahu, içimden geçenleri döktüm sadece yazıda :D Mesaj arıyordun ki gördün mesajı, olay sende yani :))
      Ben de bir arkadaş sayesinde keşfettim ve çok sevdim. Şuana kadar dinlediğim şarkılarının hepsini çok beğendim :)) Saori Yuki ile albümünü dinlemediysen şiddetle tavsiye ederim :))

      Sil
  3. Merhaba,

    Bu -meli/-malı'lar, "gerek"ler, "lazım"lar soğutuyor hayatı; yoksa yaşamak ne sıcaktır oysa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :)
      Kesinlikle katılıyorum sözlerinize.

      Sil
  4. Ay ben sana ne kadar uzun süredir gelmedim acaba asır geçmiş gibi. Bir daha açmam arayı.

    Psikolog doğru demiş. Benimkisi hiç böyle şeyler demezdi biz sosyal konulara yoğunlaşmıştık gerçi onu da çözemedik ya neyse.

    Ama sen daha doğru demişsin bir şeye takarsan ya unutuyorsun ya kaybediyorsun ya başına bir iş geliyor. Sanırım dediğin doğru, o kadar önemli olduğuna odaklanıyoruz ki ne önemli, ne için önemli kısmı uçup gidiyor.

    -meli -malı için bazen kendini zorlamak gerek evet ama bunun kendini incitmeyecek bir yolunu bulabilir insan.

    -malı -meli li cümle kurmayayım diye canı çıkanlar derneği kuruyorum tam buraya :))

    Bu can sıkılacak ki, bir ışık olsun diyorum ben. Hayat kaliteni çok aşırı etkiliyorsa sıkıntı var elbette. Ama çözümler aramak, çözümler ararken dokunduğun insanlar bile çok şey katıyor insana. Yaşamak denilen şey de belki budur. İp yumağı gibi. Ama böyle epey karışık. Çözüyorsun çözüyorsun bir yere takılıyor onu çözüyorsun başka yere takılıyor. Bazen oluyor o kısmı kesip uç uca bağlıyorsun. Bazı düşüncelerin öyle kesilip atılacak, bazıları çözülecek. Bazılarının varlığından habersiz yaşayacaksın. Öyle yani işte.

    Gene ne diyorsam kaptırdım kendimi iyice.

    Kelin merhemi olsa yorum toplantısına son verirken koccaman sevgilerimi şuracığa koyuyorum :))

    Not: Şarkı hoşmuş gece gece iyi geldi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kapatırız ki nolcak :)
      Psikologtan psikoloğa değişiyor işte :/
      Derneğine katılıyorum o zaman janim :D
      Can sıkılmazsa olduğumuz yerde sayarız zaten ama ben bazen fazla sıkıyorum o kötü oluyor. Yoksa sıkı can iyidir, çabuk çıkmaz :D
      İyi diyorsun ya hu, iyi :)
      Ay hepimiz mi keliz ne? :D Ben de çok diyorum bu sözü :D
      Not: Beğenmene sevindim :))

      Sil
    2. Ayy bu sözü babam da çok söyler sıkı can çıkmaz diye. Başım ağrıyor deyince de ağır baş iyidir der :D

      Keliz sanırım maalesef :D

      Sil
  5. Keşke ben de, zamanında, birilerine danışmayı seçseydim. Belki her şey daha güzel olurdu benim için. Belki de bana -meli -malı'lardan kurtulmalısın diyecekti birileri. Ama yazınızı okudum, biraz rahatladım. Kafamın içindeki seslerden kurtul -mam gerek- :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Danışsaydınız belki de vermeyecekti böyle bir tavsiye. Geçmişte olanları değiştirme bir şansımız olmadığı için önümüze bakmak en faydalısı efendim :)
      Faydalı olabildiyse ne mutlu :)
      :)

      Sil