26 Aralık 2016 Pazartesi

Şipşak, Hızlı Yazılar: İçim Geçmiş


Kürk Mantolu Madonna'daki Raif Efendi gibi rüzgara karşı önü açık paltomla yürürken buldum kendimi. Gülümsemek için bir neden bulamazken somurtmak için türlü nedenlerim vardı. Dışarıdan poker face göründüğümü sanarken aslında somurttuğumu arkadaşımın sorusuyla anladım: "Moralin mi bozuk?"

İnsanlara olan sevgim gün geçtikçe ölüyor yalanlarını, menfaatçilikilerini, saygısız söz ve tavırlarını gördükçe. Kimseye kibarlık yapasım, kimseyle empati kurasım gelmiyor artık. Tek başıma müzik dinleyerek paltomun önü açık rüzgara karşı yürümek istiyorum sadece. Tabii yaklaşan finallerimden hemen önce hastalanmamak için bunun da önüne geçip paltomu kapattım ve öyle devam ettim yürümeye.

(Bil bakalım kim uyuyamıyor.)
Geceleri uyuyamıyorum bir türlü. Sebebini henüz kestirememiş olmakla birlikte, gün içinde yapmadığım işlerimi gece yetiştirme/yetiştirememe arasında kaldığım için huzursuzluktan mı uyuyamıyorum emin değilim.

Okulumdaki insanların iletişim yeteneği ciddi anlamda eksik. Benim de tam değil ama okuldakilerdeki ilginçlik derecesinde gerçekten. Ah ama dur, bu sanırım çoğu insanda eksik olan bir şey zaten. Ya iletişim kurmuyor ya da kurduğumuz iletişim yalanlar üzerine kurulu oluyor. (Bu aralar taktım bu yalan olayına.)
Yemekhanede tek başına yemek yiyen o kadar çok insan var ki insanın gülesi geliyor. Tek başına yemek bir kusur değil, arkadaşlarım olmasına rağmen ben de tek başına yemek yiyorum sık sık. Hatta bazı arkadaşlarımın korkulu rüyasını olduğunu öğrendiğim kafelerde tek başına oturmak yapmayı en sevdiğim şeylerden birisi. İnsan kafasını dinleyebiliyor. Bu kadar fazla tek başına yemek yiyen görmenin komik yanı ne onu da bulamadım şimdi. Ama görünce kıkırdamadan duramıyorum resmen.

Velhasılıkelam bu aralar Kız; Raif Efendi gibi melankolik, etrafındaki insanların yalancı ve menfi tavırlarını yakalayıp durduğundan dolayı tatsız, gece uyuyamadığından dolayı zombi gibi, ayrıca canı sürekli abur cubur çekip yememesi gerektiğinden dolayı şekere aç.
Aslında içim kıpır kıpırdı son birkaç gündür. Uzun süredir aradığım bir şeyi buldum: Rotamı. Bütün bu huysuz halimi uykusuzluğa bağlıyorum bu sebeple Okurcum, uykumu aldığım zamanlar çözüm bulacak, insanlarla baş edecek enerjiyi bulabiliyorum kendimde. Uykusuzluğun sebebini de bulup çözerim herhalde. Dur bakalım.


Sevgiler
Kız

8 yorum:

  1. Ahh ahh , o kadar iyi anlıyorum ki seni . Etrafımızdaki insanların bu kadar bencilleştiğini görmek insanı acaib yıpratıyor .. Şaşırıyor , daha ne kadar kötü olailirler diye ... ?
    Umarım en kısa zamanda uykusuz geceleri atlatırsın . Bu arada saralle şekersiz yemeni tavsiye ederim 1 tatlı kaşığı sabah kahvaltılarında pek bir güzel olur :)
    sevgler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle maalesef :(
      Umarım.
      Tavsiye için teşekkürler :)
      Sevgiler

      Sil
  2. Uykusuzluk dönüp dolaşıp bizi bulmuş Totoro'm. Biliyor musun, daha dün akşam blogumda şu iletişim konusunda ki sıkıntımı kusmuştum. (ahaha, o yazıyı editlesem iyi olacak bir ara. çünkü fazla karamsarmışım) gel, gitli anlar çok fazla başıma geliyor. Bazen yakınlaşmak isterken, başkarının dünyasına kapılmak istemiyor, kaçıyorum. Açıkçası sahip olduğum dünya bana fazlasıyla yetiyor ve benimkinden tamamen farklı başka birininkine katılıp onunkiyle mücadele etmek hayli yorucu geliyor. Bu sebeple en basit yönteme başvurup kaçıyorum, sonundaysa huzursuz olan yine ben oluyorum.
    Bu arada yuri on ice'ı seyret. Konu ile hayli alakasız oldu kabul ediyorum, fakat bir an aklıma geldi şarkıyı dinleyince (oysa ne openingde ne de ending'de yer alıyor) sadece bu yıl seyrettiğim seriler arasında çok hoşuma gitti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu ara hiç blog okuyamadım. Okuyayım en kısa zamanda :)
      Tam anlamıyla beni anlatıyor şu yazdıkların: "Bazen yakınlaşmak isterken, başkarının dünyasına kapılmak istemiyor, kaçıyorum. Açıkçası sahip olduğum dünya bana fazlasıyla yetiyor ve benimkinden tamamen farklı başka birininkine katılıp onunkiyle mücadele etmek hayli yorucu geliyor. Bu sebeple en basit yönteme başvurup kaçıyorum, sonundaysa huzursuz olan yine ben oluyorum."

      Benim de arkadaşlarım izliyor o animeyi hep ama bilemedim yaa, yaoi olduğunu duydum bu yüzden pek çekmedi beni :D Ama çizimlerim ve şarkıları çok güzel, çok kararsızım :/

      Sil
  3. İletişim sorunu bence günümüzün en önemli sorunlarından. İletişim ve bilgi çağındayız ama oturup doğru dürüst karşısındakiyle konuşan sayısı gittikçe azalıyor gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok gülünç bir ironi değil mi...

      Sil
  4. Sanırım aynı şeyler benim okulum için de geçerli.. Çok mutsuz ve kasvetli bir ortam :D İyi yıllar, umarım uyku sorununu çözersin :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gençler olarak içimiz geçtiyse demek :D
      Sana da iyi yıllar :)
      Umarım :D

      Sil