4 Aralık 2016 Pazar

Sosyal Mevzular #3 Meşgaleler

İnsanlar neden bir şeylerle uğraşırlar?
Keyif aldıkları için mi?
İlgilerini çektiği için mi?
Bilgili görünmek için mi?
Popüler olmak için mi?
"Boş" olmadığını göstermek için mi?

Üniversiteli genç adam, Rahmaninov'un 3. Konçerto'suna olan aşkından ve Liszt'e duyduğu derin nefretten bahsediyordu. Şiir okuduğu geceleri ve Ege sahillerinde dinlediği duygusal parçaları anlatıyordu. Arkadaşı olan kızsa gencin dediklerine yorum yapıyor, kimi zaman katılıyor kimi zamansa reddediyordu. Konu değişti, gencin katıldığı rock kulübüne ardından bilimsel birkaç konuya kaydı. Sonra konu gencin hayallerine geldi. Hararetle hayallerini anlatmaya koyuldu, oldukça ciddiydi bu konuda çünkü kendisini ciddiye alan danıştığı bir hoca da vardı. Beraber yemeğe oturduğu arkadaşlarına gelecekte bu işinde kendisine katılıp katılmayacağını sordu. İş bile teklif ediyordu hayalleri üzerinden. Gençle müzisyenleri tartışan kız, gencin daha henüz hayalleri için çok uzun bir zaman olduğunu hem daha henüz yapmayı planladığı ama yapmadığı bazı şeyleri hatırlattı. Teklifi reddetmedi ama çok da ciddiye almadı.

Ben mi? Ben o konuşmalar sırasında saçma bir şekilde, isimlerini pek bilmediğim ama parçalarını bildiğim(daha önce dinlemiş olduğum ama isimlerini hafızama kazımaya çabalamadığım) müzisyenler hakkındaki konuşmaları, çok da ilgimi çekmeyen gitar ve şiir muhabbetlerini dinliyordum. Arada yorum yapıyordum ama onlar bildiklerinden yüzde yüz eminmiş gibi konuşurken pek çok zaman yaptığım gibi bilgimden şüphe ederek konuşuyor, sürekli "bence" diyor, "tam emin değilim" diye yanlış yapma ve gülünç görünme ihtimallerimi yamalıyordum. Hatta kendi hayallerimden birisini de attım ortaya ama çok üstünde durmadım, "hayallerimden birisi" dedim fazla ayrıntı istemesinler diye. Daha sonra çok konuşan genç gitti ve kızla yalnız kaldım. Bir süre daha beraber oturduk. "Kitaplardan konuşalım, daha hakim olduğum bir konu" dedim. Konu yine yazarların ve kitapların isimlerinden çok öteye gidemedi. Kız, tutkulu bir şekilde okuduğu kitaplardan izlediği filmlerden bahsetti bense yazarlarını tam hatırlayamadığım kitapları anlattım.

Tüm bunları yaşadıktan sonra oturup düşündüm: Acaba isimler gerçekten bu kadar önemli miydi? Sevilen şeyden birilerine bahsederken önemliydi evet ama onun dışında keyif almak için gerçekten bu kadar mühim, gerekli miydi? Konuşmalar sırasında çok önemli gibi gelmişti, önerdiklerini telefonuma not alıyor daha sonra inceleyeceğim diyordum. "Vay be" diyor "Ben hiç bu kadar aklımda tutmaya çabalamıyorum isimleri" diye hayranlığımı gizlemiyordum. Genç oğlan tevazu gösterirken diğer kız bir nebze havalara giriyordu.

İnsanlar gerçekten ilginç...

Bir şeylerle uğraşmanın nedenlerini sorguluyorduk değil mi Okurcum? Kestirip atılacak bir soru değil belki bu ama sorumun altına yazdığım bütün ihtimaller ve daha nicesi de doğru cevap aslında. İnsanlar herhangi bir nedenden dolayı bir şeyle uğraşabilirler. Uğraşsınlar da zaten. Birine zarar vermedikleri sürece istedikleri sebebe sahip olabilirler.

Peki ya ben neden bir şeylerle uğraşıyorum?
Genellikle nedenlerim gereklilik ve duyulan ilgi oluyor. Bu konuda en çok istediğim şey, gereklilik nedenimin ilgime baskın gelmemesi. Asıl, ilgi duyduğum için yaptığım şeylerden keyif alıyorum çünkü.

İsimler demişken, hatra düştü mü, merak edildi mi bakılarak öğrenilebilir belki. Yoksa oturup bilmişlik taslamak için isim ezberlemeye çalışmak falan fuzuli.

Benim en sevdiğim klasik müzik yapan müzisyen de Joe Hisaishi'dir bu arada. Ne Beethoven ne Rahmaninov'a ne de diğerlerine özel bir hayranlık duymuyorum. Yaptıkları parçalarda elbette dinlemediklerim var ve belki bana derin hisler yaşatacak olanları da vardır ama şuan hiçbiri bir Joe Hisaishi değil benim için :D Ayrıca her çeşit müziği de dinlerim, o kadar! (Bkz: kendi kendine atarlanan Kız)


Sevgiler
Kız

22 yorum:

  1. Merhaba,

    İsimler... Bunu özdeyişler/özlü sözler üzerinden düşünüyorum: Pek çok beğendiğim cümleyi ben de rahatlıkla kurabilirdim; ama kimse Engin böyle demiş, diye tekrar aktarmazdı. Sosyal ağlarda paylaştığımız lafları acaba içeriğinden çok, söyleyeninin marka değerinden dolayı aktarıyor olabilir miyiz? Bugün birçok ortamda Einstein'den bahsetmek "karizmatik" durabilir...

    Bu müzik tanıdık geliyor, muhtemelen bir yerde dinledim; ama bu sanatçıyı hiç duymamıştım, belki de bu eseri bu sanatçının yorumundan dinlemişimdir. İsimler...

    Biçimle ilgili bir ekleme yapmak isterim: Yazıyı okumak ile okumamak arasında kaldım; paragraflar arasında bir satır boşluk bırakmayı önerebilirim, daha çekici görünebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :)

      Alıntı yaparken marka değeri oldukça önemli gerçekten de. Pek çok kişi anlamını düşünmeden sırf "önemli" birinin sözleri diye aktarabiliyor bile. Hatta sosyal medyanın popülerleşmesiyle ortalıkta ünlü kişiler söyledi diye atfetmek moda olduğundan beri bu alıntı yapma olayı oldukça komik anlara sebep olabiliyor :)

      Howl'un Yürüyen Şatosu animesinin tema müziği, belki oradan tanıdık gelmiş olabilir :) İsmi duyup duymamak önemli değil işte, o tanıdıklık hissi bile yetiyor insana bence :)

      Öneriyi hemen uygulamaya geçtim :) Dikkat etmemişim bile ^^"

      Sevgiler :)

      Sil
  2. Yazının sonunda çok güldüm :)
    İsimleri aklımda tutmada iyi değilimdir, efendim. Ben de sizin gibi düşünüyorum, keyif almak daha mühim. kaleminize sağlık! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman olmuştur bu yazı :)

      İsimler değil asıl mesele olan ama nedense herkes orada takılı kalıveriyor. Beğenmenize sevindim efendim :)

      Sil
  3. kendimi gördüm birden yazında :) teşekkür ederim. okul koşturması sırasında yalnızlığa düşüyorum ama blogger yazıları okuyunca bi kendime döner gibi oluyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğin gibi güzel bir etkide bulunabiliyorsa yazım ne mutlu bana :) Blogger ilaç gibi bir yer gerçekten de :)

      Sil
  4. Hayat boş klasik müzik hoş, müziği dinleyince yazacağım yorum gitti aklımdan. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vardır öyle etkileri bu parçanın ıhıhı :)

      Sil
  5. Yaa bu çok güzel müziik :))
    Baya baya gece müziğim oldun haberin olsun :))
    Sana artık gece müziğim mi desem ne güzel oldu ya gün ışığım gibi gece müziğim :))
    Bir de resim çok tatlı ya beğendim bizimlasin diyorum o kıza ay çok iğrenç durdu bu buraya ama silmeyeceğim nayır :D
    İlgi duyduğun şeye ilgi duyuyorsundur senin o isimleri söylüyor olman vaay ilgi duyuyor dedirtsin diyeyse o şey zaten yalan, kıytırık bir şey. Millet seni övmezse bırakacaksın demek ki o ilgi alanını.

    Ben kitap okurum ama ben de senin gibiyim tutamam aklımda. Yeri geliyor ne okuyorum sorusunu kendime soruyorum. Hıım çantama bakayım. Yazarı mı kim? Dur bir bakayım. Bana his olarak, düşünce olarak kattıkları önemli. Film tutamam, yönetmen hiç bilmem, oyuncu isimlerini bilmem. Bazen ben de böyle hararetli konuşmalar arasında kalıyorum. Hayranlık duyduğum kişilerin azlığı da buna etken sanırım ama zaten çok beğendiğim şeyleri bile allandıra bullandıra satmayı beceremem.Sanki sen de öyleymişsin gibi geldi. Yoksa kendimi saatlerce anlatmış oldum içimdeki bencilliği fışkırttım şu an :D

    Yürüyen Şato hele diyorum bir yerden bir yerden :))

    İnsanın karakteriyle ilgili bir şey.Bazıları woooav ne çok şey biliyor bakışlarını sever.Bazen benim de hoşuma gider. Ego okşar çünkü.
    Çok takılmamak lazım bence. Şov yapmak için yaşamıyoruz sonuçta. Yaşamanın ne demek olduğunu sorgulayınca insan biraz hafifliyor toplum ortasında.Nasıl yaşayacağı ise kişinin özgür iradesinde yine tabi.

    Sevgili gece müziğim dördüncü kez çalarken artık bi susayım değil mi :))

    Not: Yazının giriş kısmı bir harikaydı.Yazıyı tümüyle sevdim,oraya ayrıca bayıldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de kızın giyimini çok beğendim, tam öyle bir kılıkta kaşlarımı çatarak gezmek istiyorum :D

      Aklımda kalanı bazen allaya pullaya anlatırım ama gerçekten sevdiysem, yoksa her şeyin de öyle muhabbeti yapılmaz ya hu ne gerek var :D

      Ben de "Howl ate my heart" diyorum <3

      Yok egoyu okşar tabii ama o kızda o sırada oldukça ilginç geldi o tavrı, konuşmaların devamı da benzer tavrıyla sürdü zati :D

      İstediğin zaman konuş yahu, yorum altı muhabbetlere fazla takılmıyorum ben bu tip yorumsal yazılarda. İstediğin zaman gel dökül ya da mailde de dökülebilirsin ;))

      Not: Çok mutlu oldum beğendiğini öğrenince >.<

      Sil
  6. önemli miydi? değil miydi? öneml...
    papatya falına döndü zihnim. ama aklımda şu iki cümle geçip duruyor çalan parçanın tınısıyla. sanırım değildiden yana oyumu kullanacağım zira bir ara supernatural'ın fan sitesinde bir arkadaşla epey bir muhabbet etmiştik. iki hafta sonra ise adımı "kusura bakma ama hatırlamıyorum, söylediysen üzgünüm. ismin ne demiştin" diye sormasıyla "söylememiştim kafana takma" demem bir olmuştu. çünkü ben de onun adını o an sormamıştım. muhabbeti hoş elemandı. aklımda da muhabbeti hoş eleman olarak kaldı. um; bir de benim telefon rehberim de bir acayiptir. sanırım bu huyum babamdan gelme; çünkü çocukluk arkadaşını bile "çocuk" olarak kayıt edip seneler boyu adı yerine 'çocuk' olarak hitap etmiştir. gerçi onların ki samimiyetten, benim ki unutmaktan... kötü oldu bu. fakat parçayı dinledikçe kötü hissetmem gerekirken bile hissedemiyorum düşündüğüm tek şey çalan müzik olduğundan. Howl ya. ♥
    seçimine öylesine hayran kaldım ki Totoro'm, diyecek söz bulamadım.
    sadece tek istediğim geceyi bu parçayla kapatmak. büyük ihitmalde öyle yapacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhattap olunan kişiler internet ortamında çok takılmıyor ama gerçek hayatta fazla takılabiliyorlar bu isim konusuna. Tabii isme alternatif lakaplar da iş görüyor ama bazen öyle durumlar oluyor ki o ismi bilmek farz oluyor :D İnsanlar kendilerine verilen önemi öyle ölçüyor sanırım. İşin kötü yanı insanların yüzünü hatırlasam da isimler de zorluk çekiyorum sık sık. Hatta bunu yenmek için bir ara isimleri not alıyordum herkesten gizlice ve hatırlatıcı olsun diye isimlerin yanına o kişiyle özdeşleştirdiğim bir şey not düşüyordum. Çok yararını gördüm bunun ama artık o kadar sık uygulamıyorum, bunun yerine kişi hakkında belirgin bir şeyle beraber ismini aklımda birkaç defa tekrar ediyorum :D

      Bence de Howl yaa~~ <3

      Totoro'n yanaklarından öper ve Howl'lu rüyalar diler :D <3

      Sil
  7. Klasik müzik dinlemeyi severim.Kimin eseri olduğunu çok önemsemem.Benim ruhuma dokunuyorsa yeterlidir diye düşünürüm.Herkesin farklı farklı düşüncesi var işte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de genelde kişiyi önemsemeden dinlerim, arka planda klasik müzikle işlerime yoğunlaşmayı çok severim hatta. Hususi dinleyeceğimdeyse Joe Hisaishi ilk tercihim oluyor işte :)

      Dediğiniz gibi herkes farklı düşünceye sahip :)

      Sil
  8. İsimler konusunda iyiyimdir. Bunun en önemli sebeplerinden biri işim. Bana bağlı olan personellerin isimlerini mutlaka aklımda tutmaya çalışırım (8764 kişi var bu arada :)) Bunu yapmamdaki sebep karşımdakinin kendini değerli hissetmesini sağlamak. Çünkü personeller genelde 'o kadar adamın içinden beni nerden tanısın' mantığını güttüğünden, onlarla bir araya geldiğimde isimleriyle hitap etmem hem hoşlarına gidiyor hem de onlara değer verdiğimi hissedebiliyorlar. Tabi senin bahsettiğin konu biraz daha farklı. O konuda isimleri çok şaapmamak lazım. Buarada bu müziği ilk kez dinledim. Çok güzelmiş. Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tebrik ederim, 8764 kişinin ismini akılda tutmak :O

      Ben de aynı şekilde düşünüyorum. Hitap konusunda ismin önemi yadsınamaz bir gerçek. O konuda bir tık daha iyi olabilirim belki bu ünlü kişilerin isimlerini hatırlamak konusunda ama 8764 kişi konusuyla kıyaslama yapamıyorum bile :D

      Beğenmenize sevindim :)

      Sevgiler ^^

      Sil
  9. çok güzel yazmışsın. isimler kesinlikle önemli değil. ya evet bizde var bu isimler üzerinden sinema kitap müzik filan konuşmak sanırım dediğin gibi popüler olmak veya trendleri bilmek için oluyor gibi bunlar. ama hep isimleri konuşuruz daha çok de mi. edebiyatın kendisini değil mesela. yüzeysel kültür işte bu de mi :) joe hisaishi dikkatimi çekmemişti daha önce sağol sayende dinlemeye başladım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle, isimlere takılı kalıp asıl meseleyi kaçırıyoruz.

      Daha önce klasik müzik hakkında bir yazı yazmıştım bloğumda, orada Hisaishi'nin birkaç parçası vardı ama sanırım ismini hiç yazmadım :D Eman sen dinler bulursun diğer parçalarını da :) Beğenmene sevindim ^^

      Sil
    2. miyazaki müziklerini de yapıyomuş :)

      Sil
    3. Evet, ben de animeler sayesinde tanıdım onu :))

      Sil
  10. Bende hiç hatırlayamıyorum yazarları - yönetmenleri - isimleri. Gerçi çok özenmişimdir tarihinden, sayfasına kadar detay detay konuşabilen insanlara :))
    Bu arada müzik harika. Howl'ın Yürüyen Şatosunda dinlemiştim sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konudan bahsederken işlevsel oluyor isimler, yapacak bir şey yok :D Yine de hususi olarak ezberlemeye çalışmıyorum tabii :D

      Evet, o animenin şarkısı :))

      Sil