21 Mart 2017 Salı

Sosyal Mevzular #5 Yetenekler


İyi yapabildiğin bir şey var mı? Tutkuyla, hevesle yaptığın? O şeyi yaparken kendini kaptırdığın? Mesela bir müzik aleti çalabiliyor musun ya da resme yeteneğin var mı? Belki de matematikte çok iyisindir.
İyi olduğun ne var peki, hm?

18 Mart 2017 Cumartesi

Ay Em Nat Efreyd

(Ay em nat efreyd = I'm not afraid = Korkmuyorum)
İki haftadır yoğun bir şekilde ders çalışıyorum ama sanki çalışmaya çalışıyormuşum gibi hissediyorum sadece. İki haftadır üç vizem vardı toplamda, bir tanesine girdim geçtiğimiz hafta içi ve rezaletti. Halbuki günlerce o vizeye çalıştım. Aynı hafta içi bilgisayar dersinden mini sınav olduk ve öğrencilik hayatım boyunca aldığım en düşük notumu da almış oldum. Şuanda da laboratuvar raporumu yazmaya çalışıyorum, onu bitirince de pazartesi günkü dersimin vizesine çalışmaya başlayacağım.

Kendimi hoş hissetmiyorum Okur'cum çünkü ders çalışmaya ya da önemli işlerimi yapmaya başladığımda zaman kavramım değişiveriyor. Zaman sanki avucumdaki suymuş da ben onu ne kadar sıkı tutmaya çalışırsam o kadar hızlı elimden akıyormuş gibi hissediyorum. Ayrıca ne kadar ders çalışırsam çalışayım başarılı olamayacakmış gibi hissediyorum. Aslında işin gerçeği öyle değil biliyorum, çalışmayan bir şey kazanamaz biliyorum. Bu histen kurtulmam gerek sadece, bir de zamanımı daha iyi kullanmayı öğrenmem.


Sevgiler
Kız

12 Mart 2017 Pazar

Kargaları Duyuyorum(en çok da yalnız olduğumda)


Bloğa neden bu kadar az yazıyorum, eskisi gibi yazmak neden gelmiyor içimden? Aslında çok fazla gözlem yaptığım ve çok fazla şey yaşadığım bir zamandayım ama buraya gelip bir şeyler yazmaya kalkışmadım bir türlü.

İnsanları, hayvanları, canlı-cansız her şeyi çok inceledim, çokça yorumladım kendimce. Mesela, nüfus müdürlüğünde kalabalıktan ses duyulmazken sırası gelen kişiye haber vermek için insanların toplu şekilde sıra numaralarını duyurmalarını, kavga eden gençleri görünce durup gençleri ayırmaya çalışan otobüs şoförünü, metro istasyonunda saksafon, kanun, keman gibi enstrümanlarla gerilimi dağıtan müzisyenleri, arabaları kovalayan köpekleri, sakin sakin dolaşan kedileri, aşık gibi ruh hali değişip duran gökyüzünü, kulağımın dibinden ayrılmayan kargaları anlatmayı düşündüm pek çok kez.

1 Mart 2017 Çarşamba

Ucu Açık Cümleler ve Sorular


"İleriye bakarak yaşamınızın noktalarını birleştiremezsiniz, o noktaları ancak geriye baktığınızda birleştirebilirsiniz. Bu yüzden noktaların gelecekte bir biçimde birleşeceğine inanmanız şimdiden gerekir. Bir şeylere inanmak, güvenmek zorundasınız."
- Steve Jobs

Sosyal mevzular serisine yeni bir yazı ekleme niyetindeyken daha kişisel bir şeyler doldu bir anda zihnime. Zihnimi bir makine gibi yönetebilseydim hedeflediğim konu hakkında yazardım ama şuan ne yazacağımı bile unuttum...

Aşırı duygusalım şu aralar. Fazla kahve tüketmekten dolayı da vücudum dengesizleşti sanırım biraz, hatta bugün abarttım ve normalin iki katı kahve içtim, şuan titriyorum. Ağlamak istiyor ve titriyorum. Aynı anda kahkaha da atabilirim.

Gerçekten ciddi soruyorum, Allah'ım ne zaman bitecek bu duygu dalgalanmaları? İçimden bir ses "hiçbir zaman" diye fısıldıyor ama elimdeki bir tomar iyi niyetle susturuyorum onu.

Sorunlar her zaman var, artık gülecek şeyler bulmak için sorunların bitmesini beklemeyi bıraktım. Mesela ağlayacak gibi hissederken havanın güzel olmasına sevinebiliyorum.

Özgüven. Çok güçlü bir kelime. Kendime güvenimi sağlamlaştırmak için gerçekten çabalıyorum ama ne zaman birisinden iltifat alıyorum o zaman dengem iyice şaşıyor. İltifat duymaya alışık değil benim bünyem, altında hep bir bit yeniği ararken buluyorum kendimi böyle durumlarda.

Koşmak çok iyi hissettiriyor. Gerçekten. Kendimi çok özgür hissediyorum, dertsiz ve mutlu. Kalp atışlarımı alnımda hissetmek hem garip hem de güzel.

Hem duygusal hem de fiziksel anlamda yalnız olduğumda kargaları duyduğumu söylemiş miydim? Bu aralar çeneleri çok düştü de. Yalnızlığı sevmediğimden değil de belki biraz anlaşılmak istediğimden, çözüm bulmak için çaldığım kapılardan elim boş dönmekten yorulduğumdan falan hani. İnsanlara duygularımı anlatmak için uğraşmıyorum da artık pek, zaten ben anlatırken dinlemiyorlar ya da konuyu değiştiriyorlar. Zaten herkes çok dertli, onların dertleri benimkileri döver.
KALP KIRIKLIĞI ZİHİN KARIŞIKLIĞINA GÜZEL BİR KROŞE YAPTI AMA ZİHİN KARIŞIKLIĞI BUNU BLOKE ETTİ. KALP KIRIKLIĞI SERİ DAVRANDI, ATTIĞI APARKATLA ZİHİN KARIŞIKLIĞINI NAKAVT ETTİ VE MAÇI BİTİRDİEĞ!!! 30 MAÇTA 29 GALİBİYETİ OLAN KALP KIRIKLIĞI GALİBİYETİNİ 30'A YÜKSELTTİEĞ!!


Sevgiler
Karga