12 Nisan 2017 Çarşamba

Şipşak, Hızlı Yazılar: Mutlu Olmak İçin #2


Bitmeyen yemekhane sıraları ve devam eden vizeler. Hayat hızlı temposunda akmaya devam ediyor ve temposuna uymaya çağırıyor insanları, tabii duymak isteyenleri. Hayatın sesini duymak gerek, eğer doğru frekansı tutturabilirseniz yumuşak tınıda bir müzik olarak başlayıp sürekli bir akış değişikliğinde olduğunu da fark edebilirsiniz...

*****

Bir şeyler yazmak için klavyeyi aşındırdım ya da beyin jimnastiğiyle artık beynime sıfır açtırabiliyorum demek isterdim ama yooğğ, hiç uğraşmadım o kadar. Sadece bazen aklıma gelen minik fikircikleri gel sen buraya bakayım, ben senden yazı yapacağım diye kandırıp kenarda kötü emellerim için beklettim ama görüyorum ki kaçmışlar. Kimse mi kalmaz yahu. Neyse, kaldık burada baş başa. Ben, yavaş yavaş dolmaya başlayan yeni yayın sayfası ve kısa bir süre sonra bu tuşladıklarımı okuyacak olan sen. Merhaba :)

Günler lay lay lom mu loy loy lam mı geçiyor emin değilim. Vizeler geçti ve affedersin geçirdi de gittiler. Sınava çalışmam gereken süre içerisinde depresyondan çıkmakla meşguldüm çünkü. Çünkü yine son dakika ağlaya ağlaya çalıştım vizelere. Ağlamam için çokça sebebim vardı da ondan ağladım, sen sormadan açıklayayım dedim. Bilirsin açıklamaları çok severim, belki de bilmiyorsundur, olabilir tabii insanlık hali.

Üniversiteye adaptasyon sağlayamayacak bir insan değilim üstelik ama şuan bulunduğum üniversite yatay geçiş yapmadan önceki üniversitemin on kat daha zor versiyonu olduğu için henüz kafamdan "zor" kavramı tekrar niteleyemedim. Aslında pek çok kez güncelledim anlamını ama yeni güncellemeler birikti efendim. Biri şu "boost" tuşuna basabilir mi bir zahmet?

Mutluluğun yolundaki çakıl taşlarını "sevilen aktivitelere vakit ayırmak" oluşturuyormuş söylentilere göre. Doğru mu deniyorum, çok da tehlikeli bir şey değil ama erteleme huyu olanlar doktor kontrolü altında uygun dozajda kullansalar iyi olur. Kendime bir doktor bulacağım, tamam.


Sevgiler
Kız

5 yorum:

  1. Merhaba! :)

    Bazen Karga, Kız'ın önüne geçiyor gibi hissediyorum :) Çakıl taşı büyük geliyorsa da kum tanelerini toplamak lazım; damlaya damlaya göl olduğuna dair de bir söylenti var.

    Güzel günler dilerim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :)

      Özgür ruhlu bir varlık Karga. Söyleyeceği bir şeyleri oldu mu fütursuzca Kız'ı susturabiliyor :D

      Ya evet, son zamanların en popüler dedikodusu da şu göl olma meselesi değil mi :)

      Size de efendim :)

      Sil
  2. Merhaba!

    Hayat hızla akıp gidiyor, okul, koşturmaca... :)

    Ya ben de diyorum epeydir bloguma kim uğramıyor kim uğramıyor, buldum işte! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meraba :)

      Fırsat buldukça blog okumaya çalışıyorum ama her zaman yorum yazmaya vakit bulamıyorum, bir gün yorumlu bir ziyaretim de olur :))

      Sil
    2. Evet, genelde okunuyor ama yorum yazmak zaman istiyor tabii. :) Bekleriz efendim. :)

      Sil