2 Mayıs 2017 Salı

Ilık Esen Rüzgar, İç Isıtan Güneş


Nisan ayı geçip gitti, tıpkı diğer aylar gibi. Aynı olan tek şey geçmişte kalmış olması, yaşananlar farklıydı; aynı ortamda, aynı kişiyle ve kişilerle ama farklıydı. Zaten sürekli değişmiyor muyuz farkında olmadan? Bazen aynaya baktığında farklı birini görmüş gibi hissetmiyor musun?

Selam Sevgili Okur,

Sürekli değişim halindeki şu dünyada stabil kalmak ağır gelmiş olacak ki kendimde bilinçli olarak küçük değişimler yapmaya çalışıyorum. Bu küçük değişiklikler daha büyüklerine öncülük etmek için varlar tabii ki. Mesela başka bir psikoloğa danışmaya başladım ama ilk seansımız komedi derecesinde rezil geçti. Karşıdakinin insan olduğunu unutan ve robotik "salt" cevaplar bekleyen ilginç bir yapısı vardı. Bir kez daha gideceğim, yarın. Aynı tutumuna devam ederse devam etmem muhtemelen. Her şeye 1+1=2 mantığı ile yaklaşan kafamdan daha yakın zamanda kurtulmuşken bana bu düşünceyi tekrar yükleyecek birine ihtiyacım yok. Dünya bu mantıkla gerçekten çekilmez bir yere dönüşüyor çünkü. Artık psikoloğa da ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum aslında, hata yaparak öğrenmek daha mantıklı gelmeye başladı. Fazla temkinli davranmak yanlış olan belli ki. Belki de zamanında gitmiş olduğum psikoloğum en çok zorlandığım yerleri atlatmama yardımcı oldu ve kendim ipleri elimde tutmaya alışmam gerekiyor artık.

Düşünmek konusunda karaladığım bazı yazılarım olmuştu ya, her şeyi sorgulamak hakkında: "neden böyle hissettim?", "neden bu yaşandı?" vb. Bu konuda biraz düşündüm(heheh) ve anladım ki gerçekten her şeyi bu kadar düşünmeye gerek yok. Evet, bazı şeyler üzerine uzunca düşünmeye, hatta gerekirse kafa patlatmaya ihtiyaç vardır ama bunu yaşanılan ve hissedilen hemen her şey için yapmak kadar yanlış bir şey olamaz. İnsan bazen hisseder ya da yapar ve sadece o ana mahsus bir şeydir o; öküz altında buzağı aramaktan farksızdır o durumda soru sorarak insanın kendine saldırmasının.

Diyorum ya, buraya yazmak bana terapi gibi oluyor. Yazdıkça bir şeyler çözümleniyor ya da aklıma bir şeyler geliyor. İki-üç yazı önceye gitsen bu düşüncelerimden oldukça farklı şeyler bulma ihtimalin çok yüksek ama eski eskidir, geçmişe aittir.

Havalar gittikçe ısınıyor, bahar o tatlı enerjisini daha da güzel hissettiriyor. Mutsuz olmak için değil de mutlu olmak için sebep aramamız gerekmez mi ortam bu kadar müsaitken? Her şeye rağmen gülebilmek, bu değil mi asıl güçlülük göstergesi insanın?


Sevgiler
Karga ve Kız

2 yorum:

  1. ya bak sona noldu piskolog :) bi de evet sen çok fazla düşünüyon :) bi de ay biliyon sen en sevdiklerimdensin ya. düşüncelerini, ilgi alanlarını, herşeyisini işteee :) bi de her zaman soft sun sen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk seanstan sonra başka bir insana dönüştü :D Halen devam ediyorum psikoloğa :)

      Sen de benim en sevdiklerimdensin Deep yaa :))

      Sil