28 Eylül 2017 Perşembe

Öğrencilik Felsefesi


Ders çalışacakken akla aniden gelen hayatla alakalı soruların yaşattığı buruk hissi neyle nasıl tanımlamalı?

Neden yaşıyorum?
Tüm bunları neden yapıyorum?
Buraya gelmek için neden çabaladım?
Nereye gitmek için çabalıyorum?

Hayatta bir sorunun genelde tek bir cevabı olmuyor, bazen de hiç cevabı olmuyor. Çünkü çoğu şey kısa bir cevapla kestirilip atılacak kadar kolay değildir, düşünmek gerekir ya da zamana bırakmak. Bir gün o cevap çıkagelir “Eureka!”.

Öğrenciyim, ders çalışmam gerekiyor çünkü derslerimi iyi notlarla geçmek istiyorum, çünkü iyi bir ortalamaya sahip olmak benim iyi bir yerlerde çalışmamı sağlayacak. İyi bir yerlerde çalışmak imkan, vizyon ve tabii ki para sağlayacak. Hayatımın sonu nereye varacak bilmiyorum, nereye varmasını istediğimi kesinkes belirleyemiyorum yalnızca bazı özelliklerin o “son”da var olmasını istediğimden eminim.

Monoton, tek tip bir hayata sahip olmak istemiyorum ama bazı başarı hedeflerinin sürekli ve düzenli çalışmayı ve dolayısıyla kısmen de olsa bir miktar monotonluğu barındırdığını düşünüyorum. Yazarken fark ettim de aslında sürekli ve düzenli çalışmak beraberinde monotonluğu getirmek zorunda değil. O düzen içerisinde yapılan oynamalar, yer değişiklikleri, alışılagelmişin dışında olan eklemeler,  monotonluktan uzak durmayı sağlayabilir. Monotonluk ve planlı olmak her zaman sıkıcı olmasa da hayatın kaotik ve tahmin edilemez karakterine tamamen uyumlu olduğu da söylenemez. Hayat monotonlaşıyormuş gibi göründüğünde yeni şeyler denemek, grileşmeye yüz tutan tuvale biraz parlak renkler verme cesaretine girişmek bizi sanatçı yapacaktır belki de.


Sevgiler
Kız

2 yorum: