10 Mart 2018 Cumartesi

Düşünüyorum Öyleyse Varım: Bilim

(Cogito ergo sum: Düşünüyorum öyleyse varım. -René Descartes)

   Bilim: Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.(TDK) diye tanımlamış Türk Dil Kurumu.
   Şuan hayatımızı kolaylaştıran ya da bazı şeyleri daha anlamlı yapan, normalde karmaşık görünen durumları daha basite indirgeyebilmemizi sağlayan, çoğunlukla birilerinin "Şöyle denesek ne çıkar acaba?" gibi bir soru sorması ve bunu araştırmasıyla genelde şans eseri bulunan bilgilerdir benim için bilim. Cosmos belgesini ya da bunun gibi bilimi tarihsel olarak açıklayan herhangi bir belgeseli izlediyseniz ne demek istediğimi zaten anlamışsınızdır.

   Bugün biraz bilimden bahsetmek ve kendi kafamda netleştirmeye çalıştığım ama bocaladığım bazı durumları ortaya dökmek için buradayım. Şuan okuduğun satırların altında "Yahu bilim eğitimi alıyorum(moleküler biyoloji ve genetik), hayatın dört bir yanı bilim, biraz da bunlar hakkındaki fikirlerimi döksem ya ortaya" niyeti vardır sevgili Okur'cum. Kim bilir belki bir seri yazısına dönüştürürüm ve bu yazı da başlangıç olur.


   İnsanlıkta eski zamanlardan beri genel bir ayrışma var: Bir grup merak edip merakını araştırarak, deneyerek, farklı bakış açısı ve sonuçları toplayıp derleyerek hayata anlam aramaya çalışırken diğer bir grup, fazla merak etmeyip az sorarak, bulduğu en iddialı ve süslü yanıtı kabul ederek hayatını yaşıyor. Belki biraz felsefik ve bir nebze gerçek dışı gibi olacak ama dünyada mutlak  bir doğru olmadığı inancındayım. Bunu düşünen tek ben değilim, pek çok bilim insanın az çok bu anlama gelen sözleri var(Okuduktan sonra not almış olsaydım buraya iliştirirdim hemen bir ikisini ama maalesef not almamışım.). Çoğu "gerçek" olarak kabul edilen bilgi, oldukça sık tekrarlardan oluşan deneylerin en çok rastlanan sonuçlarının yasalaştırılmasıyla oluşuyor, yani istatistiksel bilgilerle isabetli çıkarımlar yapılarak. Sonra bu sonuçlar farklı bir dizi deneyle denenerek kemikleşmiş ve şuan okullarda öğretilen bilim haline geliyor. Günümüzde o kadar ciddi anlamda bir bilgi birikimi var ki bu bilgileri birbiriyle ilişkilendirip bir sonuç çıkarmak insanların oldukça fazla zamanını alıyor hatta bu sebeple artık bu işi görecek bilgisayar programları yazılıyor.

   Yakın zamanda bir kongreye gittim. Kongrelerde konuşmalara ek olarak, molalarda okuyabilmeniz için asılmış, belli gruplarca yapılmış çalışmaları anlatan posterler de bulunur. Bahsettiğim kongrede de aşağı yukarı 15 tane poster vardı ve çoğunluğunu Türkiye'de pek bilinmeyen bir özel üniversitenin araştırmaları oluşturuyordu. Bu araştırmaların %95'i bir molekül tanımlama, özelliklerini belirleme ve molekül modelleme çerçevesinde içeriklerden oluşuyordu ve hepsinde aşağı yukarı benzer sonuç yazıyordu "Bu araştırma ileride yapılabilecek başka çalışmalara katkı sağlayabilir.". Bu durum kafamda bir soru işaretine sebep oldu: Bilimsel her araştırmanın kesin bir çözüm odaklı amacı olmalı mıdır?

   Türkiye'de yaşıyoruz, az çok insanımızın bilim hakkındaki mentalitesi belli "faydalı bir şeyler ortaya çıkarmak". Bu "faydalı şeyler"i kısa sürede ve olabildiğince maksimum verimde yani başka bir deyişle endüstriyel bir vizyonla elde etmek istiyor insanımız. Fakat, yukarıda bilimden bahsederken böyle bir amaçtan hiç söz edilmemişti. Temelde isteği merak gidermek olan, bulacağı şeylerin bir yarar getirip getirmeyeceğinden emin olunmayan bir süreçtir bilim. Gerçekten bilimi sadece sonuç odaklı çalışmalarda kullanılacak olan bir araç olarak görmek ne kadar doğru? Bu konu hakkında fikrimi bir sonraki yazıda belirteceğim, ondan önce sana birkaç soru bırakmayı istiyorum. Cevaplarsan çok mutlu olurum.

-Sence bilim nedir?
-Bilim yoluyla bulunan her şey bir fayda getirmeli midir yoksa sadece merak gidermesi yeterli midir? Neden?
-Duyduğun şeyleri ne kadar sorguluyorsun, arka yüzünü ne kadar araştırıyor ve bunun için ne tarz kaynakları kullanıyorsun?


Sevgiler
Kız

4 yorum:

  1. Rasyonel kanıtların sunulduğu, yanlışlanabilir genel nitelikler bilimi bize getirdi. Güzel yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  2. Bilimi, fayda sağlaması için ateşleyen de yine merak bence. Merakı gidermek için elde edilen bilgiler bilimin fayda sağlaması için kullanılıyor yine.
    Duyduğum şeyleri sorgularım. Duyduklarım fikrime uygunsa da şüpheye düşer fikri edindiğim kaynağın güvenilirliğini tartarım. Yine bunun için en çok yararlandığım şey internet. Bunun dışında konuyla ilgili konuşabileceğim insanlar varsa onlarla konuşmak da hoşuma gider.

    YanıtlaSil
  3. ah üçüncü sorun önemli tabikide. sorgulamak araştırmak lazım tabikide, bilimi anlamak için galiba doğayı da öğrenmek lazım. bizim ülke ise hiç sorgulamaz, bizde bilimsel düşünce yok, duygusallık var, bilim ise hep kopya, çeviri filan işte, bilim için kaçmalı bu ülkeden, sen kaç işallah :)

    YanıtlaSil
  4. Düşüncelerle boğuşuyoruz :)

    YanıtlaSil