19 Nisan 2018 Perşembe

Bilim Öğrencisi Olmak

Her gün beraberinde yaşayacak bir şeyler getiriyor, onları yaşayıp yaşamamak, yaşananlardan ders çıkarmak ve daha nicesi bize kalıyor. Zorlanıyoruz, bazen mücadele ediyor bazense kırılma anımıza geliyoruz ve düşüyoruz. Mesele ayağa kalkmakta. Vurulan her darbe yere düşmeyi gerektirmez, ne kadar beceriklisin o yumruğu yememeye ya da varsayalım ki yedin, bir diğer yumruğu savurmaya ne kadar cesaretin var?

Biliyorum, motivasyon yazısı gibi bir giriş oldu. Bilim hakkında yazdığım yazı gibi daha içi dolu konseptte yazılarla gelmeyi istiyorum ama şuan önceliğim olan daha fazla işim var ve o yazılar gerçek anlamda vakit ayırmayı gerektiriyorlar. Yine de çok da boş olmayan bir içerik olur diye umuyorum bu yazının da, çünkü bilim öğrencisi olmak hakkında bir iki şey karalayacağım.


Bilim öğrenmek herkesin övdüğü ama bir türlü yolun yordamın gösterilemediği günümüzde de oldukça popüler olan bir eylem. Bilgilenmek, dünyanın sırlarını keşfetmenin büyüsü, işin lisans eğitimini almaya başladığınızda genelde sönüyor. Lisans eğitiminin genel problemi neyi neden öğrendiğini bilememek ve hocaların da yol gösterme de genelde fazla istekli olmamaları. İki durumdan bahsedeceğim; bunlardan birisi bu büyünün hiç kaybolmaması, birisi de yeniden varolabilmesi hakkında. Bu büyünün kaybolmaması için hali hazırda nasıl çalışacağınızı bilmeniz ve gerçek bilgiyi ararken zaten usanmayan, okumaktan sıkılmayan bir karakteriniz olması gerekiyor. Bu şekilde bir karaktere sahip olan insanlarla tanıştım ve gerçekten başarılarını takdir ediyorum. Ben lisansta biraz ilerledikten sonra hevesini kaybedenlerdenim. Yanlış bahsetmiş olmak istemem, deli gibi araştırma yapan, bir konu ilgisini çekti mi okumaktan asla usanmayan bir karaktere sahiptim ama işin sorunlu kısmı da "ilgisizlik" olarak kendini gösteriyor. Verdiği dersle eğittiği öğrencilerin lisans eğitimleri arasında bağ kurmadan klasik mantıkta ders anlatan hocalardan tutun, konuyu neden öğrenmeniz gerektiğini bir türlü bağdaştıramadığınız ve gittikçe ilginizden uzaklaştığınız zor zamanlardan bahsediyorum eğitim sürecinde. Merak ve ilgisini tekrar kazanabilen fazla insan olmuyor maalesef, bölümler arası geçişler, lisansı bırakmalar peşi sıra geliyor zaten.

Öyle bir dönem içerisinden geçtim ki gecemi gündüzüme katıp çalıştığım biyoloji bana anlamsız gelmeye başladı. Hatta çevremdeki pek çok insana kafa tutarak, tıp, eczacılık vs. yerine seçtiğim, "bilim yapacağım" düşünceleriyle mutlu olduğum bölümümü neden seçtiğimi bile sorgular oldum. Kitaplarla arama mesafe girdi ve kendimden oldukça uzaklaştım. Bir süre arayışa girdim, "ne yaparsam mutlu olurum ve sıkılmam?" sorusuyla boğuştum, cevap dönüp dolaşıp bilime geliyordu. "Belki seçtiğim dal yanlıştır" diye düşündüm, başka dallara baktım ve odağımın canlılar olduğunu gördüm. Araştırmalara devam ettim yine de ve sonunda interdisipliner çalışmam gerektiğini fark ettim(interdisipliner: Bilim alanındaki kullanımından bahsedecek olursak, pek çok bilim dalıyla beraber çalışmak). Bu sırada şuan yanında çalıştığım hocam ile tanıştım. Kimyayı hayatımda bu kadar aşkla anlatan kimseyle karşılaşmamıştım daha önce. Ondan hemen öncesinde ise matematik ve fizikle alakalı pek çok şey okudum ve nihayetinde tüm bu arayışlarım benim yeni bir karara varmamı ve bu kararın dinamik(hareketli, her an değişebilen) bir yapıya sahip olmasını sağladı. Her an değişebilir olması avantajlı bir durum sağlıyor çünkü artık şu ya da bu sebeple sadece bu alanda çalışacağım gibi katı düşüncelerim yok. İnterdisipliner çalışmanın bana bu denli güzel görünmesi de belki bu özelliğindendir, okuyup araştırdıkça yeni şeyler keşfediyor ve ufkunuz genişliyor, bilginiz azken seçtiğiniz basit hedefe daha farklı bir perspektifle bakabilir oluyorsunuz.

Bilim nasıl çalışılır?
Okuyarak ve araştırarak; cevap bu kadar basit. Öğrenmek biraz yavaş ilerleyen bir süreç ve günümüzün "hızlı yaşa hızlı öl" felsefeleri arasında sıkıcı görünebilir ama emin olun, saatlerinizi ayırarak öğrenmeye çalıştığınız bir mekanizma ya da bir formül, instagramdaki slime videolarından daha kalıcı bir rahatlama sağlayacak size.

Bilgiden kaçmayın ve doğruluğunu öğrenmek için sınamaktan çekinmeyin.
Sorun, anlamadıklarınızı sorgulayın.


Sevgiler
Kız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder