23 Mayıs 2018 Çarşamba

Şipşak, Hızlı Yazılar: Yaşamak Sanatı


Küçük heyecanlar, büyük umutlar. Duygularla resim çizme sanatı gibi hayat. Nasıl hissediyorsanız o renklerde bir resim ortaya çıkıyor. Bu sebeple sanırım nasıl hissetiğini yönetmek adına biraz çabalamak, güzel bir hayat yaşamak adına atılabilecek en doğru adım olabilir.
Hayatı yaşamanın tam olarak doğru bir yolu yok, herkes kendi doğru bildiklerini yaşıyor. Bu uğurda edinmeye çalıştığım tutum, başkalarının bana empoze etmeye çalıştığı doğruları değil kendi doğrularımı yaşamak. Mazlum ayağına yatmayı, başkalarını suçlamayı sevmiyorum, bu sebeple yaptığım hatanın, aldığım kararın arkasında durabilmem ancak ve ancak bana ait olmarıyla mümkün.


Son zamanlarda yaşadığım acılar ve zorluluklar sanki kalbimi yumuşatmış gibi hissettiriyor, istesem de eski kadar katı bir insan olamıyorum. Bu beni üzüyor sayılmaz ama şaşırtmaya devam ediyor.

Tekrar sevmekten delicesine korkuyorum çünkü tekrar canımın o denli şiddetli acımasını ve birinin bu hakkı kendinde bulmasını istemiyorum ama şunu da biliyorum ki bunun yolu sevmekten kaçmak değil tam aksine kendimi o derece kırılabilecek bir duruma sokmamak olabilir. Ya da belki de kırılmak iyidir, insanlar kırıldıkça farklı motifler oluşturup değişiyorlardır. Bu sebeple, kırıkları eritip kendimi farklı bir formda da olsa geri dönüştürebilme yeteneği kazanmaya çalışmak daha makul bir yol olabilir.
Ateşte eriyip renk değiştirdikten sonra ustaca şekillenmek ve öncekinden farklı bir hal kazanmak...


Hayat devam ediyor tabii ki, derslerim bitti, şimdi ödev ve finallerle uğraşırken bir yandan da bilim alanında ne yapsam, nelerle uğraşsam sorularıyla sarmalamış durumdayım kendimi. Her geçen gün daha çok öğrenmek ve kendimi daha çok geliştirmek istiyorum.
Yola devam.

Küçükken, hayatın hep belli bir şekilde gittiğini sanırdım. Nasıl başlanılırsa öyle gittiğini. Ya hep heyecan ya da hep can sıkıntısı duyulduğunu. Artık bir miktar kazandığım tecrübeyle fark ediyorum ki hayat iyi ki tek düze değil. Yorsa da yıpratsa da değişken hali, aniden oluşan ya da yok olan motifleri, kimi zaman beliren kimi zaman silikleşen silüetleriyle güzel hayat. Kendini tek bir şeye körü körüne bağlamanın sıkıclığına kapılmadan deneyimler, tecrübeler kazanmak, başkalarının yaşadıklarını dinlerken kendim de yaşamak istiyorum. Korkaklık etmeden. Amacımı, güzel bir ilişkiye sahip olmak ya da gezmek ya da bilime adanmak gibi herhangi bir şeye indirgemek istemiyorum. Amaçlar, harmanlardan oluşabilir ve bir insanın birden çok amacı olabilir pek tabii. Tüm bunlarla beraber yine de yegane olabilecek bir amacı da olabilir bir insanın ama bu en derinlerden çıkarılabilecek ve üzerine uzun süre düşünülmesi gerecek bir amaç olabilir ancak. Demin saydığım gibi daha yüzeysel sayılabilecek isteklerden tamamen farklı bir şey bu bahsettiğim.
Bu tip bir amaç edinme yolundayım şuan, bu uğurda hayat neler çıkaracak karşıma kim bilir.

Yaşayın efendim, kendi hayatınızın figüranı değil kahramanı olun.


Sevgiler
Kız

3 yorum:

  1. İnsan yenile yenile kendi hayatının kahramanı oluyor.

    YanıtlaSil
  2. Bir süre zor gelecek hayat benim gibi zorlaştırma. Bak hayatına. Hayat her zaman aynıdır, değişen rollerdir. Sende karakterler kat hayatına. :)

    YanıtlaSil
  3. Kırlmak en iyisi. Çünkü herkes iyiliklere karşı kendini hazırlamasına bile gerek duymuyor. Biliyor çünkü acıtmayacağını. Dedim ya en iyisi, kırılmak ve toparlanabilmek...

    YanıtlaSil