26 Haziran 2018 Salı

Aklımdakileri Döküyorum: İlişki ve Ayrılık



Karmaşalar ve belirsizlikler. Her an bir yenisiyle karşılaşabilme riskimizi o denli yüksek ki. Kafamdakileri o denli uzun bir süredir netleştiremiyorum ki. Buna en büyük etmenin sürekli olarak ya aşırı yoğun ya da aşırı yorgun olmama bağlıyorum artık. Kendime sakinleşmek ve nabzımın dengeye girmesi için vakit ayırmam gerektiğini ve bunu yaptığımı sanıp aslında yapmadığımı yenice fark ediyorum. Ne zaman başladı bu ifade yeteneğimdeki körelme bilemiyorum ama elime aldım sakinlik törpüsünü ve elimden geldiğince şekil vereceğim. Biraz kendime ve dinlenmeye vakit ayıracağım hatta başladım bile.

Bir süredir karın ağrısı olan bir ayrılık meselem vardı, hakkında yazıp çizdiklerimin çoğunu blogtan kaldırdım bu sebeple televizyonlarını yeni açanlar için tekrar etme gereği duydum. Atlatıyor muyum? Sanırım. Acele etmek gibi bir çabam yok, ağırdan alıyorum ve kendime işkence etmemeye çalışıyorum. Zaten aceleye getirmeye çalışsam da bir işe yaramadı, denedim onu da… Bu olayın bana kazandırdığı pek çok şey oldu ama sonucunu en çabuk aldığım kazancım iyi ders notlarım oldu. Koy vermemek ve depresyona girmemek için kendimi o denli derslere vermiştim ki ortalamam istediğim yerlere yaklaştı ve ayrıca edindiğim spor alışkanlığımı da sürdürüyor olmam moralimi genelde ortalamanın üstünde tutmamı sağlıyor. Bunun dışında bu süreçte kazandığım bir başka şey, kendime itiraf etmekte zorlandığım şeylerin bilincine varmış olmam. Sevmek ve sevilmek güzel hisler ve elbette insan kendi kendine yetebilmeli ancak başkalarının varlığı da oldukça önemli. İnsanın çevresinde onu seven ve onun da sevdiği insanların varlığı büyük nimet. En zor dönemlerimi sevdiklerim sayesinde olabileceğinden daha hafif atlattığımı düşünüyorum(yine de hafif değildi ama yıkılmadım). Bahsettiğim ilişki yüzeysel bir şey değildi. Senelerce sevdiğim ama bunu bir türlü itiraf edemediğim ve hayatta belki de en iyi anlaşabildiğim bir insanla olan bir ilişkiydi ve bana o denli büyük bir yara bırakıp gitti ki halen onu iyileştirmekle uğraşıyorum. Bu ayrılıktan sonra fark ettim ki, birbirini bu denli iyi anlayabilecek ve birbiriyle bu denli iyi eğlenebilecek iki insan bile ayrılabilirmiş. İyi anlaşabilmek tek ihtiyacı değilmiş uzun vadeli sevgi ve saygının. Bu yazıyı okuyan değerli Okur, erkek ya da kadın, cinsiyetin her ne ise, birini severken ne kadar hassas olmak gerekiyorsa ayrılırken ondan daha da hassas olmak gerekiyor ve tabii net olmak. O ayrılıkların oluşturduğu yaralar gerçekten zor iyileşiyor, inan bana. Ayrılırken o kişi gözüne nasıl kötü nasıl kaçılması gereken birisi gibi gözüküyor bilemem ya da belki sadece ilişkinin iki tarafa da zarar verdiğine bir inancın da olabilir. Aklındaki her ne ise yine de net ama kibar bir şekilde ayrıl. Karşıdakinin senin eline verdiği kalbi un ufak etme.

Aklımda daha yazacaklar var ancak bu yazıyı daha da uzatmaya lüzum yok. Aklımdakileri parça parça dökmek istiyorum, tek bir yazıya sıkıştırırsam ne benim yazasım ne de sizin okuyasınız gelir biliyorum. O zaman bu yazı burada bitsin madem. 

Umut ve sevgiyle kal.

Sevgiler,
Kız

3 yorum:

  1. İnşallah hızlı ve olabildiğince acısız atlatabilirsin bu süreci. Rabbim hakkında hayırlısını en güzel şekilde versin İnşallah.

    YanıtlaSil
  2. Düzelmen gerek, bir an önce unutman gerek. Geçmişi geri getirmeyeceksin. İçini dök ama geri dönmesin.

    YanıtlaSil