Blog prensiplerim:
- Biriktikçe yazıyorum: tecrübe, bilgi, acı, mutluluk vs.
- "Bana da beklerim" tarzı yorumları içeriği ne olursa olsun yayınlamıyorum.
- Yorumlara vakit yaratabildikçe cevap yazıyorum.

27 Eylül 2018 Perşembe

Bana Üniversiteli De

(Resim: Ilya Kuvshinov)

Biraz ciddi bir şeyler yazayım buraya dedim ama yok efendim, yazamıyorum şuan, bir gülme geliyor.

Epeydir buralara üniversite yazılarından yazmıyordum. Bugün şöyle kısa bir kesit şeklinde bir yazı bırakıyorum. Biraz hikayeleştirerek yazdım ve bir fikir sormak istiyorum.

Ahşap bloklardan yapılmış, fabrikadan bozma gibi duran modern bir üniversitenin koridorunda botuyla yerde tok sesler çıkararak yürüyen Kız'ın aklında çeşitli şeyler dolanmaktaydı. Alçak sesle mırıldandığını duyabiliyor musun: Proje, sunum, blok ders olacakmış, acaba benden hoşlanıyor mu, bütün erkekler aynı, spor kulübünüü ne yapsak... Koridorun karşısından gelen arkadaşını fark edemeyecek kadar yoğundu düşünceleri, o sırada dikkatini selam vermek için arkadaşının elini sallaması dağıttı. Bir sonraki derslerinin ne olduğundan, hocanın iyiliğinden, deminki dersin sıkıcılığından konuşurken gözü yanından geçerken ona bakan çocuğa takıldı ama tekrar dikkatini toplayıp arkadaşına odaklandı. Bazen milisaniyeler bazen biraz daha uzun süren bu kısa bakışmalar ne kadar çok yaşanıyordu üniversite ortamında. Aklından geçen "popülasyonda beğendiği karşı cinsin dikkatini çekmeye çalışan dişi ve erkekler" tanımına güldü ama bu gülüşü sanki arkadaşının hararetle anlattığı sakarlık olayınaymış gibi arada kaynadı. Daha sonra vedalaştılar ve ikisi de farklı fakültelerdeki derslerine yetişmek için farklı yönlere doğru gittiler.

Sıradaki dersinin olduğu bina betonarme ve oldukça boğucu bir gri tonuna boyanmış eski bir binaydı. Sınıfın gıcırdayan kapısını yüzünü ekşiterek ve biraz utanarak açtı çünkü ders çoktan başlamıştı. Hızlı adımlarla boş olan ikinci sıraya oturdu ve defterini çıkarıp hocayı dinlemeye koyuldu.

Şimdi soracağım fikre geçelim: Üniversite yazılarım bu yazıda olduğu gibi üçüncü tekil şahıs hikaye şeklinde mi daha hoş olur(kısmen yaşadıklarımı içerecek şekilde) yoksa bir miktar sansürlenmiş ve kendi ağzımdan yazacağım yaşadıklarım mı? Fikirleri yorumda bekliyorum :)


Sevgiler
Karga

3 yorum:

  1. Samimi yazıldığı sürece ikisi de olur. Bence yazıya ve ruh haline göre değiştirebilirsin. Sınırlama derim.

    YanıtlaSil
  2. Ben üçüncü tekil şahıs olarak okumayı daha çok sevdiğimi fark ettim. Ama son karar tabi kii senin. Bir de paylaştığın şarkı çok hoş, bunu ilk kez lise yıllarımda dinlemiştim ve beni bi an o zamanlara götürdü :') Teşekkürleer.

    YanıtlaSil
  3. hımmmmm madem kendini daha rahat hissedeceksin o zaman üçüncü tekil şahıs yaz mağdemsi :) senin bütün şarkıları da müzik seçkilerime alıyoom, hep güzeller çünkü :)

    YanıtlaSil