16 Ocak 2019 Çarşamba

Seçimlerinde Ne Kadar Özgürsün?: Black Mirror Bandersnatch


   Black Mirror Bandersnatch bölümünü izledim/oynadım bugün. Bilmeyenler için biraz bahsetmem gerekirse; belli bazı sahnelerde seçimleri izleyicinin yaptığı bir Black Mirror bölümü. Bu şekilde aktif katılımlı izleyici olabilmek için maalesef Netflix uygulamasına sahip olmanız gerekiyor, öteki türlü başkalarının yaptığı seçimlerle oluşan diziyi izliyorsunuz. İzleyiciye "özgür irade" ile karar verdiğini düşündürtse de aslında kısıtlı seçenek ve son olmasından dolayı pek çok yerde seçenekleriniz konusunda yönlendiriliyorsunuz. Kimi zaman karakter sizin seçiminiz yapmamayı seçiyor kimi zaman seçiminiz hikayenin erken bitmesine sebep oluyor ve seçim anına geri dönüyorsunuz. Güzel bölümdü, olası hemen hemen tüm seçenekleri denemek adına yaklaşık 2.5 saatimi yedi ama güzel kafa çalıştırdı.

   Senaryo zekiceydi, tıpkı diğer Black Mirror bölümlerinde olduğu gibi. Eğer Black Mirror'u halen izlemediysen tavsiye ederim, teknoloji ve bilim açısından olası gelecek senaryolarını harika işleyen bir dizi. Uyarmadan geçmeyeyim, distopik bir dizi. Zaten son zamanlarda yayınlanan gelecek ve bilim-kurgu temalı çoğu dizi distopik ama hiçbirini Black Mirror kadar iddialı ve kaliteli bulmadım ben. Her bölüm bağımsız birer film gibi.

   Şu koca iki paragraftan sonra nihayet bu yazıyı neden yazdığıma gelirsek, Bandersnatch bölümünde beni çok etkileyen bir sahneyi paylaşmak için bu satırları yazıyorum. Dizideki Colin ve Stefan karakterlerinin uyuşturucu etkisi altındayken aralarında geçen kısmen diyaloğumsu sahne:
Colin: İnsanlar tek bir gerçeklik var sanır. Ama bir sürü var, kökler gibi büyüyüp ayrışıyorlar. Bir yolda yaptığımız diğerinde olanları etkiliyor. Zaman, inşa edilmiş bir şeydir. Geçmişi değiştiremeyeceklerini sanırlar. Ama yapabilirsin, flashback tam da budur. Geçmişe dönüp başka seçimler yapmak için davetiyedir onlar. Seçimi yapanın sen olduğunu sanırsın, ama değildir. Dünyamıza bağlı olan bir ruh var, ne yapacağımıza o karar veriyor, bizim de akışa kapılıp gitmemiz gerek. Aynalar, zamanda hareket etmeni sağlar. Hükümet insanları izlyor, insanlara akraban olmaları için para veriyor, yiyeceklerine hap atıp seni filme alıyorlar. Her oyunda bir mesaj var. Pac-Man mesela, PAC ne demek biliyor musun? P-A-C 'Program ve Kontrol'(Program and Control). O, Program ve Kontrol Adamı, tamamı bir metafor, özgür iradesi var sanıyor ama aslında sistemde bir labirentte sıkışıp kalmış, tek yapabildiği tüketmek, muhtemelen kafasındaki şeytanlar onu kovalıyor. Labirentin bir ucundan çıkabildiğinde bile ne oluyor? Diğer taraftan geri dönüyor. Neşeli bir oyun sanıyorlar, ama öyle değil, siktiğimin kabus gibi dünyası. En kötüsü de o gerçek ve biz içinde yaşıyoruz. Her şey kod. Yakından dinlersen rakamları duyabilirsin. Nereye gidip gidemeyeceğini belirleyen kozmik bir akış şeması var. 
Sana bilgiyi verdim.. Seni özgür kıldım.
Anladın mı?

Stefan: Belki. Evet. Anladım gibi.

Colin: Ne demek istediğimi sana göstereceğim. Benimle gel.
(Balkona çıkarlar.)
Bir yolun üzerindeyiz. Şu anda, sen ve ben. Ve bir yolun nasıl bittiği önemsiz. Önemli olan, o yolda aldığımız kararların bütünü nasıl etkilediğidir. Bana inanıyor musun?

Stefan: Bilmiyorum.

Colin: Birimiz oraya gidecek
(Yüksek binanın balkonundan aşağıyı gösterir.)
Oraya.

Stefan: (Kenara siner.)Ölürsün.

Colin: Fark etmez çünkü başka zaman hatları da var Stefan. Pac-Man'in ölümünü kaç defa izledin? Onun umrunda olmuyor. Tekrar deniyor. Birimiz atlayacak. Hangimiz olacak o?.. "

Seçimler, özgür irade, kapalı kalmak, pacman, kontrol edilmek, geçmiş, gelecek, son ve yolun önemleri...

Söyleyecek söz bulamıyorum. Usulca susup düşünmek, düşünmem gerek.

(Dizinin bu bölümüne ait müziklerden birisi. Çok garip hisler uyandırıyor bende her dinlediğimde.)

Sevgiler,
Kız

4 yorum:

  1. benim için assla yeterli gelmedi bandersnatch ama bence başlangıç için gayet iyi bir filmdi, sadece şey çok komik geliyor bana uygulamanın sürekli seni bir seçime sürüklemeye çalışması. Son sahnelere doğru baya inat ettim ve birçok sonu yakaladım böyle. Ama daha güzel filmler yok mu? Var. bu sadece ortalama bir filmdi bence :/ Daha iyisini yapabilirdin netflix!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o bir seçime zorlaması olayını ben de pek sevmedim.

      Ahaha seçenekler konusunda benimle aynı inadı gösteren birilerini görmek güzel, inat değil mi işte, tuttu mu tutuyor :D

      Film olarak değil ama interaktif olması güzel yapan asıl şeydi sanırım bu bölümü.Buna benzer daha güzel bölümler çıkarırlar bence :))

      Sil
  2. black mirror, ülkemizde en çok izlenen dizi olmuş. geçen en sevdiğim diziler 2 yazımda vardı. bu yazdığın bölümü izlemedim daha. oynamadım da. netflix yok bende. netten izliyom işte. yani bir dolu şey var izliycek, bi de onu almayım dediğimden. film, dizi, belgesel, esir olduk valla :) ne özgürlüğü hihi. alıntı yaptığın sohbet iyiymiş. hepimiz zaten kıskıvrak yakalandık. seçme özgürlüğü filan komik yanii :) özgürlük için belki doğaya gidip orada yaşamalı :) lauire anderson evet yaaa ilginç de miii. güzel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa bilmiyordum, öyleyse ne güzel. Ülkedeki insanlar sorgulamak konusunda bir yola yavaştan da olsa girmiş demektir bu :))

      Benim de bir netflix üyeliğim var ya, başkasına dallanmam herhalde :D

      Bu kadar kısıtlanmış bir kafa ile doğada da özgür olmayı beceremezmişiz gibi geliyor bana :D

      İlk defa dinledim ben Laurie Anderson'u, evet çok ilginç ve güzel :))

      Sil