Blog prensiplerim:
- Biriktikçe yazıyorum: tecrübe, bilgi, acı, mutluluk vs.
- "Bana da beklerim" tarzı yorumları içeriği ne olursa olsun yayınlamıyorum.
- Yorumlara vakit yaratabildikçe cevap yazıyorum.

24 Şubat 2019 Pazar

Bahane Değil, Yaşamak.

   Yaşıyorum, yaşıyorum işte. Bahane olarak sunmuyorum bunu, herkes bir şekilde yaşıyor çünkü, herkes bir şeylerle meşgul. Bazen hiçbir şey yapmamak da bir meşguliyet sebebi, bazen fazla şey ile uğraşmak da. Ben kendi istediğim gibi, içimden geldiği gibi, pişman olmamak için yaşamaya çalışıyorum. Her ne yaşıyorsam tecrübe kefeme ekliyorum. Ağlıyorum da zırlıyorum da, gülüyorum da kahkahalarım uzaklardan da duyuluyor, düşüyorum, yuvarlanıyorum, emin adımlarla yürür hatta koşarken bazen adım atmaktan delicesine korkuyorum da. 

   Yaşamak demişler adına, insan söz hakkı tanınmadan getirilmiş bu dünyaya ve demişler ki "Yaşa". Dahasını da demişler: Mücadele et, kendi neslini üret, çalış, öğren, sonra da öl işte. Ha daha fazlasını da söylemişler de, çok şey söylemişler, buraya sığmaz yazması, ömrüm de yetmez. Şikayet etmiyorum, yanlış anlaşılmasın. Tek bildiğim şey bu hayat ve yaşamak. Doğmadan önce neydim, öldükten sonra ne olacağım ne bileyim. Dinler ile biliyormuş gibi davranmışlar ama bence onlar da bir şey bilmiyorlar, sadece bilir gibi davranıp bu boşluğun üstünü örtmek istiyorlar. Aslında bu boşluk bana şunu hatırlatıyor içinden her geçen rüzgar ile "Tek bildiğin şey bu hayat, onu layıkıyla yaşa.". Herkesin "layıkı" farklıdır, benimkisi iyi bir insan olmak ve yapmak istediklerimi yapmanın kesişiminden geçiyor. 

Neler yapıyorum?

   Altı tane ders aldım bu dönem, onlara gidiyorum. Geçen dönem devam ettiğim laboratuvarı bıraktım ve eski laboratuvarıma geri döndüm, daha sıcak ve güzel bir ortam oluşmuş ben yokken, ev gibi hissettiriyor bana soğuk görümlü camdan bina, ne garip. Derslerim dışındaki vaktimin büyük çoğunluğu laboratuvarda deneyler ile geçiyor. Eski sevgilimle buluştum tatildeyken, sanki hiçbir şey olmamış, araya aylar girmemişcesine içimdeki sevginin halen içimi, içimizi ısıtabildiğini görünce önce umutlandım ama çok değil, iki günde o sıcaklığa kara kış geldi yeniden ve tekrar ayrıldık. Aşk, ayrılık, tutku gibi kelimelerin anlamları için sözlük değil de tecrübe gerekiyor, bunu daha iyi anlıyorum şuan. Son bir aydır acı çekiyordum ama acı da azalıyor gün geçtikçe, belki de ben his kaybı yaşadım bilmiyorum, ya da acı eşiğim yükseldi, olabilir.

Atakan Yavuz'un dediği gibi: 
"Ben size yeni ve daha güzel şeyler söylemek için kendi yanlızlığımda birikmeye gidiyorum."

Veda yazısı değil, bir süre yazmamaya devam edersem sebebini bilin diye yazıyorum.

Güzel birikmeler.


Sevgiler
Karga ve Kız

3 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsın, yalnızlığında birikmek de ne güzel ve derin bir ifade.. şarkıyı bütün gün dinleyeceğim galiba.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)

      Beni de ilk duyduğumda çok etkilemişti o söz.

      Eskiden dinlediğim bir şarkıydı, varlığını bir arkadaşım sayesinde hatırlayınca ben de tam olarak dediğini yaptım, bütün gün fon müziğim oldu :)

      Sil
  2. ay herkes yaşıyor işte bişeyler. acılar da olsa güzel ki yaşamak. okul lab iyimiş tımams. sevgi de bitmiş demek ki. olsun hayat devam ediyoo :) the show must go on. birikince gel amaa :)

    YanıtlaSil